IC Holding, ‘Sürdürülebilir Tedarik Zinciri Yönetimi’ odağında düzenlediği Sürdürülebilirlik Günü’nde tedarikçiler, akademi ve sivil toplum temsilcilerini bir araya getirdi. IC Holding, İbrahim Çeçen Vakfı ve UNESCO Türkiye Milli Komisyonu işbirliğiyle düzenlenen etkinlik boyunca, tedarik zincirinde maliyet ve hız odaklı yaklaşımdan risk, sorumluluk ve etki yönetiminin belirleyici olduğu yeni döneme geçiş ele alındı.IC Holding Üst Yöneticisi (CEO) Can Çaka, İbrahim Çeçen Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Günseli Çeçen ve UNESCO Türkiye Milli Komisyonu Sürdürülebilir Kalkınma 2030 Hedefleri İhtisas Komitesi Başkan Vekili Prof. Dr. Barış Alpaslan’ın açılış konuşmalarının ardından gerçekleştirilen sunumda, IC Holding’in sürdürülebilir tedarik zinciri yönetimine yönelik yaklaşımı ve uygulamaları paylaşıldı.
Etkinlik kapsamında düzenlenen panellerde, sürdürülebilir tedarik zinciri yönetimi bütüncül bir yaklaşımla masaya yatırıldı.
Dijital bir altyapı
IC Holding’in yaklaşımı, tedarik zincirini yalnızca bir tedarik süreci değil, iş yapış biçiminin merkezinde konumlanan, şirketin dayanıklılığını ve rekabet gücünü doğrudan etkileyen bir yapı olarak yeniden çerçeveliyor.Bu yaklaşım doğrultusunda IC Holding, sürdürülebilirliği söylem düzeyinde bırakmayarak, satın alma platformuna entegre ettiği sürdürülebilirlik modülü ile tedarikçi verilerinin sistematik olarak toplandığı, risklerin ölçülebildiği ve gelişimin düzenli olarak takip edildiği dijital bir altyapı kurdu. IC Holding CEO’su Çaka, sürdürülebilirlik gündeminin zorlu küresel koşullar içinde daha da kritik hale geldiğine dikkati çekti.Çalkantı ve belirsizlik içerisinde geleceği tanımlamanın ve sürdürülebilir şekilde kurmanın hem bireyler hem şirketler hem ülkeler için zor olduğuna işaret eden Çaka, ‘Ancak tam da bu nedenle sürdürülebilirliği konuşmanın ötesine geçerek iş yapış biçimimizin merkezine alıyoruz. Tedarikçilerimiz ve tüm paydaşlarımızla birlikte hareket ettiğimiz geniş bir ekosistem içinde değer üretiyoruz” dedi









