Ziraat Bankası, küresel büyüme vizyonu doğrultusunda Balkanlar’daki varlığını bir adım daha ileri taşıdı. Başkent Tiran’da yapılan Ziraat Bankası şubesi açılış törenine, Arnavutluk Başbakanı Edi Rama ile birlikte Ziraat Bankası Genel Müdürü Alpaslan Çakar da katıldı. Arnavutluk şubesi Türkiye ile Arnavutluk arasındaki köklü dostluğun, karşılıklı güvenin ve giderek gelişen ekonomik ortaklığın güçlü bir sembolü oldu. Arnavutluk Şubesi ile birlikte Ziraat Bankası; Bulgaristan, Bosna Hersek, Karadağ, Kosova ve Yunanistan’ın ardından Balkanlar’da faaliyet gösterdiği ülke sayısını 6’ya, dünya genelindeki ülke sayısını ise 23’e yükseltti.
Bölgesel ekonomik entegrasyona katkı
Türkiye’nin üretim gücünü, girişimcilerini ve yatırımcılarını dünyanın farklı coğrafyalarında destekleyen Ziraat Bankası, Arnavutluk’taki yeni yatırımıyla uluslararası bankacılık ağını daha da güçlendirirken; dış ticaretin finansmanına, yatırımların artırılmasına ve bölgesel ekonomik entegrasyonun gelişmesine katkı sunmayı sürdürecek. Arnavutluk Başbakanı Edi Rama, “Ziraat Bankası, Türkiye ekonomisinin en gurur verici bayrak taşıyıcılarından birisi, bu yüzden sizi ağırlamak büyük bir gurur.” dedi. Ziraat Bankasının sadece Türkiye deneyimine değil uluslararası deneyime de sahip olduğunu belirten Rama, bankanın ülkede açılmış olmasının piyasalara büyük değer katmasını beklediklerini dile getirdi. Ziraat Bankasının Arnavutluk’ta faaliyete başlamasının büyük bir rekabet ortamı oluşturacağını da vurgulayan Rama, bu gelişmenin iki ülke arasındaki ekonomik iş birliğinin güçlendirilmesi açısından son derece önemli bir adım olduğunu düşünüyorum ifadelerini kullandı.
Stratejik bir yatırım
Ziraat Bankası Genel Müdürü Alpaslan Çakar, Arnavutluk’ta hizmete başlayan yeni şubenin yalnızca banka açısından değil, Türkiye ile Arnavutluk arasındaki ekonomik ilişkiler bakımından da stratejik bir yatırım niteliği taşıdığını belirterek şunları söyledi: “Ekonomik gelişimini istikrarlı şekilde sürdüren Arnavutluk’ta hizmet vermeye başlamaktan büyük memnuniyet duyuyoruz. Arnavutluk şubemizin; Türkiye ile Arnavutluk başta olmak üzere Balkan ülkeleri arasındaki ticaretin, yatırımların ve finansman akışlarının daha etkin, hızlı ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşmasına önemli katkılar sağlayacağına inanıyoruz.” dedi.
“Kalkınma iradesinin tezahürü”
“Uluslararası hizmet ağımızı kararlılıkla genişletirken, ülkemizin dış ticaretini desteklemeyi ve Türk iş dünyasının yurt dışındaki faaliyetlerine daha güçlü finansal çözümler sunmayı stratejik önceliklerimiz arasında görüyoruz.” diyen Çakar şöyle devam etti: “Türkiye’nin dış ticaret işlemlerinin yaklaşık yüzde 20’sini tek başına gerçekleştiren bankamız, sahip olduğu geniş yurt dışı şubeleri ve güçlü muhabir bankacılık ağıyla bu alandaki lider konumunu daha da ileri taşımayı hedeflemektedir. Tiran’da açılışını gerçekleştirdiğimiz şubemiz, yalnızca yeni bir hizmet noktası değildir. Bu yatırım; Türkiye ile Arnavutluk arasında uzun yıllara dayanan dostluğun, karşılıklı güvenin ve ortak kalkınma iradesinin güçlü bir tezahürüdür. Balkanlar’daki varlığımızı daha da pekiştiren bu adımın; ticaretin finansmanına, yatırımların gelişmesine ve bölgesel ekonomik iş birliğinin derinleşmesine önemli katkılar sağlayacağına yürekten inanıyoruz.”
“Değer üretmeye devam edeceğiz”
Çakar şöyle devam etti: “Ülkemizin üretim ve ihracat odaklı büyümesine uluslararası ölçekte destek vermeyi; güçlü sermaye yapımız, yaygın yurt dışı hizmet ağımız ve köklü bankacılık tecrübemizle, faaliyet gösterdiğimiz tüm coğrafyalarda sürdürülebilir büyümeye katkı sunan güvenilir bir finans köprüsü olmayı kararlılıkla sürdüreceğiz. Türkiye’nin uluslararası alandaki finansal gücünü temsil eden Ziraat Bankası, köklü geçmişinden aldığı güç ve geleceğe duyduğu güvenle, faaliyet gösterdiği her ülkede olduğu gibi Arnavutluk’ta da müşterilerine değer üretmeye, ekonomileri buluşturmaya devam edecektir.
Tarım sadece ekonomik faaliyet değil
milli güvenlik ve bağımsızlığın unsuru
“İşimiz Ziraat, Gücümüz Ziraat” temasıyla, bu yıl beşincisi düzenlenen Tarım Ekosistemi Buluşmaları’nda tarım sektörüne verilen desteklerle birlikte Ziraat Bankası’nın bu alandaki çalışmalarına da dikkat çekildi. Etkinlikte konuşan Ziraat Bankası Genel Müdürü Alpaslan Çakar, “Bu buluşmalar; üretimin konuşulduğu,bereketin paylaşıldığı, gıda arz güvenliğinin değerlendirildiği, ve ülkemizin yarınlarına ilişkin ortak vizyonun güçlendiği, önemli bir platform haline gelmiştir.
Son yıllarda yaşanan salgınlar, savaşlar, küresel tedarik zincirlerinde yaşanan kırılmalar, jeopolitik gelişmeler ve iklim değişikliğinin etkileri, bize çok önemli bir gerçeği, yeniden göstermiştir. Tarım yalnızca ekonomik bir faaliyet değildir.
Tarım; milli güvenliğin, stratejik bağımsızlığın, toplumsal refahın ve güçlü devlet olmanın, temel unsurlarından biridir. Kendi gıdasını üreten, çiftçisini destekleyen ve üretimini sürdürülebilir kılan ülkeler, geleceğin güçlü ülkeleri olacaktır.” yorumunu yaptı.
“Üretim gücümüze güveniyoruz”
“Cumhurbaşkanımızın ortaya koyduğu, Türkiye Yüzyılı vizyonunda, tarımın sahip olduğu stratejik önem de tam olarak bu anlayışın bir yansımasıdır. Biz de Ziraat Finans Grubu olarak, bu vizyonun en güçlü uygulayıcı kurumlarından biri olmayı, önemli bir sorumluluk olarak görüyoruz.” diyen Çakar şunlara vurgu yaptı:
“Küresel ekonomide belirsizliklerin arttığı, finansal piyasaların jeopolitik gelişmelerden yoğun şekilde etkilendiği bir dönemde, Ziraat Finans Grubu, ülkemizin üretim gücünü desteklemeye kararlılıkla devam etmektedir. 163 yıllık köklü geçmişiyle Ziraat Bankası; bugün 25 bini aşkın çalışanı, yurt içinde 1.746 şubesi, yaklaşık 8 bin ATM’si ve 57 milyon müşterisiyle ülkemizin en yaygın ve en güçlü finans kuruluşu.4369 yerleşim yerinde tek banka olarak faaliyet göstermekten, ve finansal hizmetleri, ülkemizin en ücra noktalarına ulaştırmaktan gurur duyuyoruz. Bugün 9 trilyon lirayı aşan aktif büyüklüğümüz, yaklaşık 7 trilyon liralık kredi hacmimiz ve güçlü özkaynak yapımızla, yatırımın, üretimin, istihdamın ve ihracatın finansmanında, öncü rolümüzü sürdürüyoruz. Bu rakamlar, bizim açımızdan, yalnızca finansal büyüklükleri ifade etmiyor.Bu rakamlar; Türkiye’nin üretim gücüne duyduğumuz güveni, reel sektöre olan desteğimizi, ve ülkemizin geleceğine olan inancımızı ifade ediyor.”
“İhracata katkı sunmak önemli”
“Ülkemizin ihracatına verdiğimiz destek, bunun en somut örneklerinden biridir. Bugün Türkiye ihracatının yüzde 25’ine bankamızca aracılık edilmektedir. İhracat kredilerindeki güçlü payımızla üreticilerimizin, dünya pazarlarında, rekabetçi olmalarına katkı sağlıyoruz. Aynı anlayışla, dijital dönüşümü de, stratejik önceliklerimiz arasında görüyor ve 25 milyonu aşan aktif dijital bankacılık müşterimiz ile, bu alanda da, sektöre liderlik ediyoruz.” diyen Çakar şöyle devam etti: “ Ankara’da, Anadolu Organize Sanayi Bölgesi’nde yapımını sürdürdüğümüz yeni veri merkezimiz; yüksek işlem kapasitesi, güçlü siber güvenlik altyapısı ve iş sürekliliği kabiliyetiyle, yalnızca Ziraat Finans Grubu’na değil, ülkemizin finansal altyapısına önemli katkılar sağlayacak. Çünkü güçlü finans, güçlü teknolojiyle desteklendiğinde sürdürülebilir hale gelir. Bugün Ziraat Finans Grubu, 220 milyar doları aşan aktif büyüklüğüyle, 23 ülkede 131 hizmet birimiyle faaliyet göstermekte, yaklaşık 1.800 bankadan oluşan güçlü muhabir ağıyla dünya finans sistemi içinde, ülkemizi başarıyla temsil etmektedir.”
Sürdürülebilir finansal adımlar atıldı
“Geçtiğimiz yıl gerçekleştirdiğimiz, 2,7 milyar dolarlık sürdürülebilirlik temalı sendikasyon işlemi Türk bankacılık tarihinin, en yüksek tutarlı işlemlerinden biri olarak kayıtlara geçti. Bu finansal gücün, bizim açımızdan, tek bir anlamı var.Daha fazla üretimi finanse etmek. Daha fazla yatırımı desteklemek.
Daha fazla ihracata katkı sağlamak. Ve özellikle de tarımı daha güçlü hale getirmek.” İfadelerini kullanan Çakar şunların altını çizdi: “ Tarım, bugün, savunma sanayi kadar stratejik bir alan. Türkiye’de, tarımsal üretimin finansmanında, en büyük sorumluluğu, Ziraat Bankası üstlenmektedir. Bugün çiftçilerimize kullandırılan, her 100 liralık tarım kredisinin, 70 lirasını,Ziraat Bankası sağlamaktadır. Yaklaşık bir milyon üreticimize ulaşan, 1 trilyon liralık kredi büyüklüğümüz, çiftçimizle kurduğumuz güven ilişkisinin, en güçlü göstergesi. Biz, tarımı, yalnızca kredi kullandırdığımız bir sektör olarak görmüyoruz. Biz, çiftçimizin, üretim yolculuğunun her aşamasında, yanında duran, uzun soluklu bir çözüm ortağı olmayı, görev biliyoruz.”
Sübvansiyonlu kredi imkanı sunuldu
Çakar, “Kullandırdığımız tarım kredilerinden kaynaklanan takipteki kredi oranının yüzde 1’in altında, bindeler seviyesinde bulunması, bankamızın, tarımsal üretim döngüsü ile uyumlu, vade ve kredilendirme süreçlerinin yanı sıra, esasen, üreticilerimizin, edimlerine bağlılığını yansıtmaktadır.” diyerek şunlara atıf yaptı: “ Cumhurbaşkanımızın liderliğinde uygulanan tarımsal destekleme politikaları sayesinde, bugün, üreticilerimiz, çok daha güçlü bir finansman imkanına kavuşmuştur. 28 farklı üretim alanında uygulanan sübvansiyonlu kredilerde, faizin ortalama yüzde 70’inin, devletimiz tarafından karşılanması, üretime verilen desteğin, en somut göstergelerinden biri. Bu politikaların, sahaya en etkin şekilde yansıması için, tüm gücümüzle çalışıyoruz. 2023 yılında, sübvansiyonlu kredi uygulamasına dahil olan Ziraat Katılım da, tarımın finansmanında önemli bir görev üstlenmeye başlamış; katılım finans alanındaki gücünü, üreticilerimizin hizmetine sunmuştur.”
Finansal istikrar meselesi
“Bugün, tarımın önündeki en önemli sınamalardan biri de, iklim değişikliğidir. İklim değişikliği, artık yalnızca çevresel bir mesele değildir. Aynı zamanda, üretim meselesidir. Gıda güvenliği meselesidir. Finansal istikrar meselesidir. Dolayısıyla, iklim riski aynı, zamanda kredi riskidir.” Yorumunu yapan Çakar, “ Bu anlayışla, düşük karbonlu üretimi, su verimliliğini, kuraklıkla mücadeleyi ve iklim uyumunu, finansman politikalarımızın merkezine yerleştiriyoruz. 2030 İklim Geçiş Yol Haritamız ile, bu konudaki hedeflerimizi, kamuoyuyla paylaştık. Enerji yatırımlarımız, yenilenebilir enerji projelerimiz ve sürdürülebilir finansman yaklaşımımızla, yalnızca bu dönüşümü finanse eden değil, aynı zamanda, uygulayan bir kurum olmayı hedefliyoruz.” dedi.
“Tarım güçlü ise ekonomi de güçlüdür”
“Kayseri’de hayata geçirilen, ve finans sektörünün en büyük öz tüketim Güneş Enerjisi Santrali projemizle birlikte, İstanbul Finans Merkezindeki Ziraat Kuleleri ile bankamızın şubeleri ve ATM’lerinin elektrik ihtiyacı karşılanmaktadır. Türkiye’nin COP31 vizyonunu şekillendiren, Diyalog, Uzlaşı, ve Aksiyon yaklaşımı bu anlayışa işaret etmektedir. İklim değişikliğiyle mücadelede başarı; kamu, özel sektör, finans sektörü, ve üreticilerin ortak hedeflerde buluşmasına bağlıdır.” diyen Çakar sözlerini şöyle tamamladı: “ Diyalogla şekillenen, uzlaşıyla güçlenen, ve aksiyonla sonuç üreten bu yaklaşım; tarımın geleceğini güvence altına almanın en etkili yolu. Tarımsal üretimde suyun verimli kullanımını, geleceğimiz açısından hayati görüyoruz.Modern basınçlı sulama sistemlerine ve su tasarrufu sağlayan yatırımlara, desteğimizi artırarak sürdüreceğiz. Tarımın geleceği, gençlerimizin üretimde kalmasına bağlıdır. Kırsal kalkınmanın başarısı kadınlarımızın üretimde, daha güçlü yer almasıyla mümkün. 155 bin genç çiftçimize kullandırdığımız kredilerin bakiyesi, 230 milyar lirayı, 79 bin kadın çiftçimize kullandırdığımız kredilerin bakiyesi 82 milyar lirayı aştı. Dijitalleşme alanındaki, en önemli projelerimizden biri olan Ziraat Çiftçi Platformu bugün, 135 bini aşan kullanıcı sayısıyla, çiftçilerimize, finansal hizmetleri, ve dijital tarım uygulamalarını tek noktadan sunmakta. Biz, yalnızca bugünün değil, geleceğin tarımını finanse ediyoruz. Yatırımı, üretimi, istihdamı, İhracatı desteklemeye ve çiftçimizin yanında, olmaya devam edeceğiz. Çiftçi güçlüyse tarım güçlüdür. Tarım güçlüyse ekonomi güçlüdür. Ekonomi güçlüyse Türkiye güçlüdür.”









