Hürmüz Boğazı’nda tırmanan askeri gerilim ve karşılıklı hamleler, küresel ekonomiyi “modern çağın en büyük enerji krizi” riskiyle karşı karşıya bırakırken, büyüme tahminleri aşağı yönlü revize edildi. Uzmanlar, Hürmüz Boğazı’ndaki trafiğin kesilmesinin özellikle Avrupa ülkeleri için “jet yakıtı kıtlığı” riskini beraberinde getirdiğine dikkat çekiyor. ABD’nin bölgedeki deniz ablukası ve mayın temizleme operasyonları gerilimi diri tutarken, petrol fiyatlarındaki yüksek seyrin enflasyonist baskıyı artırması bekleniyor.
Maliyeti ağırlaşıyor
Savaşın faturası sadece doğrudan taraflara değil, tüm Körfez bölgesine kesiliyor. Katar ve Irak, Hürmüz’deki tıkanıklıktan en fazla etkilenen ülkeler olarak öne çıkıyor. Bu ülkelerin GSYH’lerinde sırasıyla yüzde 8,6 ve yüzde 6,8 oranında gerileme bekleniyor.Euro bölgesinde yüksek enerji maliyetleri imalat sanayini baskılarken, ABD’de mali açığın GSYH’nin yüzde 7,5’ine yükselmesi bekleniyor.Hürmüz Boğazı’nın trafiğe açılmaması ve “deniz ablukası” uygulamalarının devam etmesi, küresel ticaretin rehin kaldığı bir döneme işaret ediyor. Pakistan’da yapılması beklenen müzakerelerin sonuçsuz kalması ve sahadaki askeri hareketliliğin sürmesi durumunda, 2026 yılının dünya ekonomisi için “kayıp bir yıl” olma riski güçleniyor.
Darboğaz yaşanıyor
Körfez bölgesindeki çatışmalar küresel doğalgaz arzında önemli bir daralmaya yol açtı.Hürmüz Boğazı’nın kapanması LNG sevkiyatını sınırlarken Avrupa’da enerji fiyatlarının petrol fiyatlarına kıyasla daha hızlı yükselmesine neden oldu.Sanayi kuruluşlarında ise tedarik sürelerinin daha kısa olması nedeniyle riskin daha yüksek olduğu belirtiliyor. Özellikle enerji ihtiyacını spot piyasadan karşılayan şirketler fiyat dalgalanmalarından daha fazla etkileniyor.
AB’nin yer altı doğalgaz depolama tesislerindeki doluluk oranları son yılların en düşük seviyelerine geriledi.
Stratejik tedbirler alınıyor
Kriz karşısında enerji ithalatçısı ülkeler kısa ve uzun vadeli stratejilerini hızla güncelliyor. Dünyanın en büyük enerji tüketicisi Çin, stratejik petrol rezervlerini artırmanın yanı sıra temiz enerji stratejilerini öncelerken, kısa vadeli arz kesintilerini aşmak için kömür üretimini 2025’te 4,83 milyar tonla rekor seviyeye taşıdı. Singapur ise elektrik üretiminin yüzde 95’ini karşılayan doğal gaz bağımlılığını azaltmak için bölgesel düşük karbonlu elektrik ithalatına ve ileri nükleer enerji teknolojilerine odaklanıyor.Avrupa Birliği (AB), Rusya-Ukrayna Savaşı sonrası başlattığı fosil yakıt bağımlılığını azaltma stratejisini Hürmüz kriziyle yeni bir aşamaya taşıdı. Rus gazı ithalatını 150 milyar metreküpten 52 milyar metreküpe düşüren AB, yenilenebilir kapasitesini artırarak küresel şoklara karşı direncini güçlendirmeye devam ediyor.
Türkiye kritik konumda
Hürmüz Boğazı’nda yaşanan kriz küresel enerji akışını sekteye uğratırken, alternatif rota arayışları Türkiye’yi öne çıkardı. Boru hatları, artan sevkiyat kapasitesi ve Avrupa’ya uzanan bağlantılarıyla Türkiye, enerji arz güvenliğinde kritik bir geçiş noktası olarak stratejik rolünü güçlendiriyor.Küresel petrol ticaretinin yaklaşık yüzde 20’sinin gerçekleştiği Hürmüz Boğazı’nda gerilimin artması, sevkiyatlarda ciddi düşüşe yol açtı. Tanker hareketliliği bazı günlerde durma noktasına gelirken toplam trafik yüzde 90’dan fazla geriledi. Günlük yaklaşık 15 milyon varil petrolün taşındığı hatta yaşanan aksaklıklar, sigorta maliyetleri ve güvenlik riskleri nedeniyle daha da derinleşti.
Ülke bazlı önlemler
Fiyatlardaki artışı sınırlamak için Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) üyesi ülkeler 400 milyon varillik acil rezervi devreye alma kararı aldı. Ancak savaşın büyüyebileceği endişesi nedeniyle piyasalarda dalgalanma devam ediyor. Doğal gaz tarafında depolama kullanımının artırılması ve LNG tedarikinin hızlandırılması gibi adımlar atılsa da arz riskleri fiyatların yüksek kalmasına neden oluyor.Bulgaristan, ürün ve akaryakıt fiyatlarının takibi için kriz masası kurdu. Güney Kore, 12 Mart’ta akaryakıt ürünlerine azami fiyat sistemi uygulaması getirdi. Tayland’da artan yakıt maliyetleri, başta küçük ve orta ölçekli işletmeler olmak üzere, birçok sektörde maliyet artışına yol açtı. Hindistan’da, jet yakıtı ve sıvılaştırılmış petrol gazı (LPG) fiyatları artış gösterdi.
Fiyatlara çekidüzen
Fransa’da dizel fiyatlarının 1985’ten bu yana görülmeyen bir seviyeye ulaşarak, litre başına 2,18 avroyu aşması ülkede tartışmalara yol açtı. Petrol arzındaki kesinti, Avrupa Birliği ülkelerinde özellikle dizel fiyatlarını son 1 ayda yüzde 30 artırdı.Güney Afrika Cumhuriyeti’nde savaş sebebiyle uygulanacak akaryakıt zammı öncesi istasyonlarda uzun kuyruklar oluştu. Endonezya hükümeti, önlem almak amacıyla kamu çalışanları için her cuma zorunlu uzaktan çalışma uygulaması başlatıldığını duyurdu. ABD ve İsrail’in İran’a saldırısı sonrası Somali’nin başkenti Mogadişu’da akaryakıt fiyatında artış yaşandı.Türkiye’de ise Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz savaşın akaryakıt fiyatlarına etkilerine ilişkin, “Aldığımız vergilerden, ÖTV’den, KDV’den vazgeçerek akaryakıtta dünyadaki artışın ülkemize daha sınırlı yansımasını sağlamış olduk.” ifadelerini kullandı.








