Yerli/atalık tohumlar binlerce yıldır değişen koşullara uyum sağlayarak günümüze ulaşmayı başarmış örnekler olduğundan yaşamın sürdürülebilirliği için birer genetik hazine. Tek tip ya da hibrit tohuma mecbur kalmak, gıdada bağımlılığı ve açlığı beraberinde getirebilir. Çünkü önceden bilinmeyen bir hastalık ya da öngörülmeyen bir felaket, o çeşidi yok edebilir. Bu nedenle çeşitlilik yaşamın güvencesi. Ancak bu çeşitlilik her geçen gün yok oluyor.
Laboratuvar mı doğal ortam mı?
Buğday.org’un blog haberine göre laboratuvarlarda üretilmiş, numaralanmış, sadece dış görünüş olarak albenisi olan meyve, sebzelere dönüşen tek seferlik tohumların egemenliği, Anadolu çiftçisinin yüzyıllardır ambarında saklayıp ertesi yıl toprakla buluşturduğu atalık tohumları tehdit ediyor. Küçük çiftçiler piyasa şartlarının uygun olmaması nedeniyle bu çeşitleri terk ediyor. Bu da tohumların dönüşüm süreçlerini durduruyor. Bulundukları yörenin çevre, iklim, toprak koşullarına uyum yetenekleri gelişmiş bu tohumların gelecek nesillere aktarılabilmesi için tohum çeşitliliğinin korunması, ekilerek çoğaltılması ve paylaşılması gerekiyor.
Yerel ya da çiftçi çeşidi nedir?
Farklı yörelerdeki çiftçilerce adlandırılmış, seçilmiş ve günümüze kadar ulaştırılmış, yerel koşullara uyum sağlamış çeşitlere yerel/yerli ya da çitçi çeşidi deniliyor. Yerel çeşitlerin tohumu da yerel tohum. Anadolu tütün, domates, biber, fasulye, mısır, patates ile sonradan tanışmasına rağmen bu ürünlerde büyük bir çeşitliliğe sahip. Satıcılar Anadolu’nun bazı yerlerinde bu çeşitlere “ebem dedem domatesi, hıyarı…” diyorlar. Yerli tohumların bir kısmı çeşit (varyete) olabilir. Bir kısmı aynı çeşitten olsa da görünüş ve tat gibi farklı niteliklere sahip olanlar köylü popülasyonları olarak adlandırılıyor. Yerel çeşitler uzun yıllardan bu yana babadan oğula geçmiş ve hâlâ kullanımdaysa, bunlar atalık çeşit adını alıyor.
Hibrit tohum nedir?
Birleştiklerinde istenen karakterleri ortaya çıkaran gen kombinasyonunu sağlayacak bireyleri verecek olan ebeveynler arasındaki birleşme sonucu oluşan bireylere “hibrit” deniyor.Yerli çeşitlerden elde edilen ürünleri talep etmek aynı zamanda hem besleyici değeri hem de lezzeti istemek anlamına geliyor. Kimyasal madde içerikleri (protein, lif, şeker, vitamin, antioksidan, gluten), renk, koku gibi kalite özellikleri bakımından genellikle geliştirilmiş çeşitlere göre daha üstün. Ülkemizde her yörenin kendine has yemekleri ve beslenme alışkanlıkları var ve yerel çeşitler ancak bu ürünlerin kullanımıyla alışılmış lezzetleri verebilir.
Sivil toplum kuruluşları da devrede
Yerli çeşitler, geliştirilmiş çeşitlere göre daha az su ve gübre kullanıyor. Bazıları hastalıklara ve zararlılara karşı daha dayanıklı. Aşırı su, gübre ve kimyasal kullanımı olmadığı için kirliliğe yol açmıyorlar. Türkiye’de yerli ve atalık tohumların korunması, geliştirilmesi ve yaygınlaştırılması amacıyla hem devlet hem de sivil toplum kuruluşları (STK) tarafından çeşitli projeler yürütülmekte. Bu projeler, genetik mirasın korunması, dışa bağımlılığın azaltılması ve sürdürülebilir tarımın desteklenmesini hedefler.
Kurumsal ve ekonomik projeler
Yerli ve Milli Tohum Deposu (Erciyes Üniversitesi): Yerel ve ata tohumlarının toplanması, yerli buğday, mısır, domates ve biber tohumlarının geliştirilmesi amacıyla yürütülen kapsamlı projelerden biri.
Mor Havuç Yerli Tohum Islahı Projesi (KOP): Selçuk Üniversitesi ve KOP Bölge Kalkınma İdaresi işbirliğiyle, ithal tohumlara alternatif olarak ilk milli hibrit mor havuç tohumunun geliştirilmesi hedeflendi.
Türkiye Milli Botanik Bahçesi Müdürlüğü Çalışmaları: Endemik bitki türlerinin çoğaltılması ve genetik kaynakların korunmasına yönelik çalışmalar yürütülmekte.
TAGEM Tohum Projeleri: Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü (TAGEM), buğday, arpa ve diğer tarla bitkilerinde ıslah çalışmaları ve yerli çeşitlerin tescillenmesi projeleri yürütülüyor.
Ulusal Tohum Gen Bankası
Banka, Ege Tarımsal Araştırma Enstitüsü bünyesinde 1964 yılında kuruldu. Bu gen bankası dünyadaki ilk gen bankalarından biri olma niteliğini de taşımaktadır. 1970’li yılların başından bu yana uluslararası standartlara uygun olarak faaliyet gösteren Ulusal Tohum Gen Bankasında, ülkemiz orijinli bitki genetik kaynaklarına ait yerel çeşitler, ıslah edilmiş çeşitler, bazı önemli karakterlere sahip ıslah hatları, kültür bitkilerinin yabani akrabaları, doğal florada mevcut, diğer yabani türler, geçit formları ve endemik türlere ait tohum örnekleri bulunmakta. Ulusal Tohum Gen Bankasında 3.339 türe ait 55.000’ den fazla tohum örneği günümüz ve gelecekteki bitkisel araştırmaların kullanımına hazır bir şekilde kaybolmadan saklanmaktadır ve emniyet yedekleri Türkiye Tohum Gen Bankasında yapılmaktadır.
Genetik kaynakları muhafaza
Ulusal Tohum Gen Bankası Türkiye bitki genetik kaynaklarının korunması ve bu zengin çeşitliliğin araştırmacılar ve gelecek kuşaklarca sürdürülebilir kullanımını sağlamakla sorumludur. Türkiye bitki genetik kaynaklarını korumak ve gelecek nesiller için sürdürülebilir kullanımını sağlamak amacıyla, sürvey, toplama, muhafaza, üretim, yenileme, karakterizasyon, değerlendirme, eğitim ve farkındalık çalışmaları yürütülmektedir.









