• Anasayfa
  • Kurumsal
  • Abonelik
  • Künye
1 Aralık 2025 - Pazartesi 01:19
Ekonomik Bakış
  • Anasayfa
  • Borsa-Finans
  • Ekonomi Gündemi
  • Emlak – İnşaat
  • Enerji
  • Otomotiv
  • Global Ekonomi
  • Diğer
    • Genel
    • Milli Savunma
    • Şirket Haberleri
    • Tarım ve Gıda
Sonuç yok
Tüm Sonucu Görüntüle
  • Anasayfa
  • Borsa-Finans
  • Ekonomi Gündemi
  • Emlak – İnşaat
  • Enerji
  • Otomotiv
  • Global Ekonomi
  • Diğer
    • Genel
    • Milli Savunma
    • Şirket Haberleri
    • Tarım ve Gıda
Sonuç yok
Tüm Sonucu Görüntüle
Ekonomik Bakış
Sonuç yok
Tüm Sonucu Görüntüle
BIST10.898,70%-0.43
USD42.501%0,03
EURO49,2920 %0.04
ALTIN5.764,85 %0.02
Anasayfa Şirket Haberleri

Bolero yurt içi ve yurt dışında yatırımlarına hız kazandıracak

Bolero Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Nazif Çelebi, Ekonomik Bakış'a yaptığı değerlendirmede 2025 yılı faaliyetlerinden bahsederken 2026 yılının kendileri için atılım ve yatırım yılı olacağına vurgu yaptı

Okuma süresi: 7 dakikada okunur
A A
Bolero yurt içi ve yurt dışında yatırımlarına hız kazandıracak
27
GÖRÜNTÜLEME
Facebook'da paylaşTwitter'da paylaş

Bolero Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Nazif Çelebi, Ekonomik Bakış’a yaptığı değerlendirmede 2025 yılı faaliyetlerinden bahsederken 2026 yılının kendileri için atılım ve yatırım yılı olacağına vurgu yaptı.

Bize Bolero’nin kuruluş ve gelişim aşamalarından kısaca bahsedebilir misiniz?

Marmara Üniversitesi İngilizce İşletme bölümünde son sınıf öğrencisiyken, bir tekstil fabrikasında part–time çalışarak sektöre ilk adımımı attım. Mezuniyete yaklaşırken hedefim hem yabancı dilimi geliştirmek hem de uluslararası ticarette kendime yeni fırsatlar yaratmaktı. Bu motivasyonla ABD’de MBA programlarına başvurdum. Henüz 23 yaşındayken bir yandan GMAT sınavlarına hazırlanıyor, diğer yandan İstanbul Şişli’de bir enstitüde “Dış Ticaret” ve “Uluslararası Pazarlama” dersleri veriyordum.

Planım açıktı: ABD’de bir üniversitede yüksek lisans yapmak ve orada ticari bağlantılar kurarak, kariyerimi küresel ölçekte şekillendirmek. Ancak kader, kendi rotasını o dönem çizmeye başlamıştı. Ders verdiğim kurumda gelen küçük tekstil taleplerini karşılarken, farkında olmadan ihracat dünyasının içine doğru çekiliyordum.

ABD’den kabul alsam da, içimde başka bir yolun beni çağırdığını hissediyordum. Bu nedenle büyük bir karar vererek gitmekten vazgeçtim. 2005 yılının Mayıs ayında Kadıköy’de bir arkadaşımın küçük ofisinde, yalnızca bir masa ve bir bilgisayarla yola koyuldum. İlk aylar neredeyse hiç iş olmadı; fakat sabırla, azimle devam ettim. Sonra bir müşteri, ardından bir diğeri derken çarklar yavaş yavaş dönmeye başladı.

Peki “Bolero” markası nasıl doğdu derseniz, hikâyesi oldukça ilginçtir. O dönem markanın adı ne olsun diye düşünürken, Gabriel García Márquez’in “Yüzyıllık Yalnızlık” romanını okuyordum. Kitapta karşıma çıkan “Bolero” kelimesinin altında “Latin bir dans ve müzik türü” açıklamasını görünce, markanın adı, logosu, figürü ve hatta sloganı zihnimde bir anda şekilleniverdi.

Daha sonra yolum, bugün ortağım olan Ferhat Sarı ile kesişti. Kendisiyle, enstitüde o da ders verirken tanışmıştık. 2006 yılından bu yana birlikte çalışıyoruz. İlk yıllarda satış süreçlerinde yarı zamanlı olarak bana destek oldu; zamanla ihracat operasyonlarının tamamını üstlendi ve firmamızın yurt dışı ayağını güçlü bir şekilde yapılandırdı. Bugün ise şirketimizin ortağı ve Yönetim Kurulu Üyesi olarak aynı vizyonu paylaşmaya devam ediyoruz.

Ekibimizin bir diğer parçası, kardeşim Burhan Muhammet Çelebi’dir. Üretime adım attığımız 2010 yılında aramıza katıldı. Üretim süreçlerinin kurulması ve profesyonelleşmesi konusunda büyük katkılar sağladı, sonra da markanın online yapısını şekillendirdi.

2025 yılını finansal açıdan nasıl tamamlayacaksınız ve 2026 yılı projeksiyonundan, hedeflerden bahseder misiniz?

Finansal açıdan oldukça disiplinli bir yapılanma sürecini geride bıraktık. 2025 yılını, planladığımız bütçe çerçevesinde, kârlılık ve nakit akışı açısından sağlam bir zeminde tamamlamayı öngörüyoruz. Son iki yıldır uyguladığımız finansal yeniden yapılandırma modelimiz, bizi daha öngörülebilir, sürdürülebilir ve kontrollü bir büyümeye hazırladı. Bu doğrultuda 3 yıllık yol haritamızı netleştirdik ve 2027 yılına kadar tüm bütçelerimizi detaylı şekilde oluşturarak şirketimizin geleceğine yön verecek stratejik çerçeveyi belirledik.

2026 yılı ise bizim için özellikle büyüme ve dönüşüm yılı olacak. Üretim kapasitemizi daha verimli hale getirmek adına Anadolu’da teşvikli bir bölgede yeni bir üretim yatırımı planlıyoruz. Bu adım, yalnızca üretim hacmimizi artırmakla kalmayacak; bölgesel istihdama katkı sağlarken teknolojik altyapımızı da güçlendirecek. Aynı zamanda daha rekabetçi maliyetlerle, daha geniş bir ürün gamını daha hızlı bir şekilde müşterilerimize sunabilmemizi sağlayacak.

İhracat tarafında ise agresif bir genişleme hedefimiz var. Halihazırda güçlü olduğumuz bölgelerin yanı sıra yeni pazarlara açılmayı planlıyoruz. 2026 yılında 50 ülkeye ihracat yapma hedefi bizim için yalnızca bir sayıdan ibaret değil; markamızın global arenada daha görünür olması ve sürdürülebilir bir ihracat ağı oluşturması açısından stratejik bir eşik.

İç piyasada da markalaşma çalışmalarımız önceliğimiz olmaya devam edecek. Bolero’nun Türkiye raflarında daha fazla yer alması, bilinirliğinin artması ve tüketicinin markayla duygusal bağ kurabilmesi için güçlü bir perakende stratejisi üzerinde çalışıyoruz. 2026 yılı itibarıyla İstanbul’da mağazalaşma adımlarını başlatmayı, fiziksel perakende deneyimiyle marka algısını daha da güçlendirmeyi hedefliyoruz. Bu adım, iç piyasa stratejimizin en önemli kilometre taşlarından biri olacak.

Özetle; 2025’i sağlam bir finansal duruşla kapatırken, 2026–2027 dönemini üretimde ölçek büyüten, ihracatta derinleşen ve iç pazarda marka gücünü artıran bir büyüme vizyonuyla karşılamayı hedefliyoruz.

Yeni yatırımlar veya yeni ürün tanıtımları ve planlamalar var mı?

Yeni dönem, bizim için yalnızca mevcut faaliyetlerimizi büyütmekle sınırlı değil; aynı zamanda markamızın uluslararası arenadaki konumunu güçlendirecek stratejik adımların da eşiğinde olduğumuz bir dönem. Bu kapsamda, özellikle ülkemiz adına da sevindirici olacağına inandığımız önemli bir yatırım planımız bulunuyor. Yaklaşık bir yıldır, yurtdışında köklü geçmişe sahip, güçlü bir marka ile tüm varlıklarıyla birlikte bünyemize katılmasına yönelik görüşmeler yürütüyoruz. Bu süreçte hem finansal hem operasyonel boyutlar titizlikle değerlendirildi ve ekiplerimiz karşılıklı olarak yoğun mesai harcadı. 2026 Ocak ayında imzaların atılmasını umut ediyoruz. Eğer süreç planlandığı gibi ilerlerse, bu yatırım Bolero’nun uluslararası büyüme stratejisinde kritik bir dönüm noktası olacak.

Bu iş birliğinin en heyecan verici taraflarından biri ise, ilgili markanın mağazalaşma süreçlerinin tamamen bize devredilecek olması. Böylece, Bolero’nun Avrupa’da mağazalaşmasına da start vermiş olacağız.

Kısacası, yeni ürün geliştirme çalışmalarımız devam ederken, aynı zamanda global ölçekte ses getirecek büyük bir marka yatırımının final aşamasındayız. 2026 yılı, hem Bolero hem de iş birliği yapılacak marka için yeni bir sayfanın açıldığı, uluslararası tarafta atılım yılı olacak.

İhracat atılımlarınızdan bahsedebilir misiniz?

İhracat, Bolero’nun büyüme stratejisinin en güçlü ayaklarından biri olmaya devam ediyor. Planladığımız marka satın alımıyla birlikte, faaliyet göstereceğimiz bölgede yalnızca operasyonlarımızı genişletmekle kalmayıp, aynı zamanda Bolero markamız için stratejik bir depo yapılanması kurmayı hedefliyoruz. Bu yatırımla birlikte lojistik süreçlerimizi önemli ölçüde hızlandırarak müşterilerimize daha hızlı ve stoktan teslimat sağlayabileceğiz. Böyle bir operasyonel avantajın, ilgili bölgede ciromuzu en az iki katına çıkarmamıza katkı sağlayacağını öngörüyoruz.

Bununla birlikte, bölgesel genişleme stratejimiz yalnızca tek bir coğrafya ile sınırlı değil. Balkan ve Türki Cumhuriyetler ve Kuzey Afrika pazarında distribütörlükler ile geniş bir perakende yayılımı hedefliyor; markamızın raflarda görünür olmasını amaçlıyoruz. Bu adım, Bolero’nun yakın pazarlardaki marka bilinirliğini artırırken, distribütör yapısı ve perakende ilişkilerimizi daha sağlam bir zemine oturtacak.

Tüm bu ihracat planlarının yanı sıra, işimizin temeli olan üretim tarafında 2025 hacmini koruyarak sürdürülebilir bir çizgiyi hedefliyoruz. Üretimde verimliliği artıran, hat yönetimini iyileştiren ve maliyet avantajı sağlayan yeniliklere odaklanarak, hem iç pazara hem de ihracata güçlü bir tedarik sağlamak önceliğimiz.

Özetle; lojistikten mağazalaşmaya, sınır ötesi genişlemeden yeni pazar girişlerine kadar çok yönlü bir ihracat stratejisiyle Bolero’nun küresel varlığını güçlendirmeyi amaçlıyoruz.

Çevreci uygulamalarınızdan, sürdürülebilirlik adımlarınızdan ve AR-GE çalışmalarınızla ilgili neler söylersiniz?

Sürdürülebilirliği yalnızca üretimde değil, ofislerden AR-GE’ye tüm operasyonlarımıza yayılan bütüncül bir kültür olarak benimsiyoruz. Bu kapsamda, atık yönetiminden çalışan bilincine, sürdürülebilir sertifikalı hammadde temini ve yenilenebilir enerji kullanımına kadar tüm süreçleri entegre bir şekilde yönetiyor; çevresel etkimizi azaltırken aynı zamanda döngüsel ekonomiye ve sosyal faydaya katkı sağlıyoruz. Örneğin, elektriğimizin %45’ini güneş enerjisinden karşılıyor ve geri dönüşümden elde edilen geliri de topluma yeniden yatırıyoruz

“Özellikle ‘Sıfır Atık Ofis’ projemizle, idari binamızda oluşan kâğıt, plastik, cam ve elektronik atıkları kaynağında ayrıştırıyor ve düzenli olarak geri dönüşüm için lisanslı firmalara ulaştırıyoruz. Bu proje kapsamında, örneğin yalnızca geçen yıl ofislerimizden çıkan geri dönüştürülebilir atık miktarını %30 artırarak belirgin bir çevresel ve ekonomik fayda sunduk.

Sektörde ihracatın gerilediği konuşuluyor, neleri engel olarak görüyorsunuz ve sektörün önünün daha da açılması için neler yapılmalı?

Son iki yıldır küresel talepte belirgin bir daralma yaşanıyor. Sektörümüzün en büyük rekabet alanlarından biri kuşkusuz Çin. Yıllardır güçlü bir rakip konumundalar. Fiyat olarak %10–15 civarında bir avantajları olsa da, müşterilerimizin önemli bir kısmı bu farkı bizim sunduğumuz servis kalitesi ve ürün standartları sayesinde tolere ediyor. Özellikle çorap, iç giyim ve ev giyim gibi doğrudan ciltle temas eden ürün gruplarında tüketicilerin beklentileri, yalnızca fiyat odaklı olmaktan çok daha öteye geçiyor. Konfor, nefes alabilirlik, dayanıklılık ve ürünün kullanım ömrü; orta ve üst segmentte fiyat kadar belirleyici hale geliyor.

Tam da bu noktada bizim en büyük avantajımız devreye giriyor: yüksek kalite standardı, hızlı teslimat kabiliyeti ve esnek sipariş yönetimi. Müşterilerimiz yalnızca ucuz ürünü değil, güvenilir, uzun ömürlü ve her siparişte aynı standartta gelen ürün aradığında, biz tam o ihtiyacın karşılığı olmayı hedefliyoruz. Burada çözüm markalaşmada. Ancak biz bu dönemi bir tehditten ziyade, pazarı çeşitlendirmek adına önemli bir fırsat penceresi olarak değerlendirdik. 2024 yılı itibarıyla 40’tan fazla ülkeye ihracat yapıyorduk; 2026 hedefimiz ise bu ağı 50’nin üzerine taşımak. Bizim odaklandığımız nokta hızlı ve kontrolsüz bir büyüme değil, uzun soluklu ticari ilişkilerin kurulması ve markamızın uluslararası arenada sürdürülebilir bir şekilde değer kazanması.

Türkiye’nin eskisi gibi ucuz işgücü yaratan bir ülke konumuna geri dönemeyeceğini düşünürsek, sektörün daha da gelişebilmesi için kaliteye odaklanan üreticilerin desteklenmesi, ihracatta markalaşma adımlarının teşvik edilmesi ve özellikle lojistik maliyetlerinin iyileştirilmesi önemli başlıklar. Türkiye’nin zaten güçlü olduğu “hızlı tedarik, güvenilir üretim ve esnek üretici” imajını daha da pekiştirecek adımların atılması, sektörün küresel rekabette elini güçlendirecektir.

  • Trendler
  • Yorumlar
  • Son dakika
Bolero yurt içi ve yurt dışında yatırımlarına hız kazandıracak

Bolero yurt içi ve yurt dışında yatırımlarına hız kazandıracak

Yılın ilk yarısında kiralama ve elektriklide ivme arttı

Yılın ilk yarısında kiralama ve elektriklide ivme arttı

Muharebe ortamlarına CANİK Venom katkısı

Muharebe ortamlarına CANİK Venom katkısı

Türk çayının tadını akıllı sistemlerle  uluslararası boyuta taşıyor

Türk çayının tadını akıllı sistemlerle uluslararası boyuta taşıyor

5G için altyapı sistemi hızla geliştiriliyor

5G için altyapı sistemi hızla geliştiriliyor

Güçlü ve sürdürülebilir büyüme devam etti

Güçlü ve sürdürülebilir büyüme devam etti

Türkiye’de e-ticarete kişibaşı ne kadar ödeniyor?

Türkiye’de e-ticarete kişibaşı ne kadar ödeniyor?

Dijital dönüşüme hız kazandırmak önceliğimiz

Dijital dönüşüme hız kazandırmak önceliğimiz

Son Dakika

5G için altyapı sistemi hızla geliştiriliyor

5G için altyapı sistemi hızla geliştiriliyor

Güçlü ve sürdürülebilir büyüme devam etti

Güçlü ve sürdürülebilir büyüme devam etti

Türkiye’de e-ticarete kişibaşı ne kadar ödeniyor?

Türkiye’de e-ticarete kişibaşı ne kadar ödeniyor?

Dijital dönüşüme hız kazandırmak önceliğimiz

Dijital dönüşüme hız kazandırmak önceliğimiz

  • Anasayfa
  • Borsa-Finans
  • Ekonomi Gündemi
  • Emlak – İnşaat
  • Enerji
  • Otomotiv
  • Global Ekonomi
  • Diğer

© 2022 ekonomikbakis.com Tüm Hakları Saklıdır.

Sonuç yok
Tüm Sonucu Görüntüle
  • Anasayfa
  • Borsa-Finans
  • Ekonomi Gündemi
  • Emlak – İnşaat
  • Enerji
  • Otomotiv
  • Global Ekonomi
  • Diğer
    • Genel
    • Milli Savunma
    • Şirket Haberleri
    • Tarım ve Gıda

© 2022 ekonomikbakis.com Tüm Hakları Saklıdır.