Türkiye otomotiv pazarı bu yılı güçlü bir taleple kapatma hazırlığında. İkinci el pazarı ise hareketliliğini sürdürüyor. Vatandaşlar birikimlerini otomotiv ya da konuttan yana tavır alarak değerlendirmek istiyor. Yeni bir yıla hazırlanılırken sıfır araçlarda ve ikinci eldeki hareketliliği buna bağlamak gerek. 2025 yılının son çeyreği itibarıyla ikinci elde dengeye dönüş dönemi hakim. Önümüzdeki yılda daha rasyonel fakat güçlü bir büyüme beklentisi öngörülüyor. 2026’da ikinci el satış adedinin 9 milyonu aşması beklenirken tüketicilerin de daha bilinçli ve seçici davranacağı da bilinen bir gerçek.
Salgın döneminde görülen kontrolsüz talep artık yerini daha bilinçli bir yaklaşıma bıraktı. Tüketici artık ikinci elde 10 yaş üzeri araçlarda bile çok daha seçici davranıyor. Bu durum yeni yılda da devam edecek.
Pazar verilerine göre, bu yılın son çeyreğinde finansmana erişimdeki kademeli iyileşme ve enflasyonun gerilemesi tüketici güvenini yeniden artırmış vaziyette.
İkinci el araçlarda maliyet baskısı sürüyor. Döviz kurunun etkisiyle yedek parça maliyetleri ve işçilik diğerleri yüksek seyrediyor. Sıkı para politikası devam ettikçe krediye ulaşım zor. Krediye erişimin kolaylaşması talebi canlandırabilir. Özellikle belirli segmentlerde iyi bir araç bulmak zorlaştı. İyi araç demek yüksek fiyat demek elbette. Otomobil hâlâ konuta kıyasla çok daha ulaşılabilir bir varlık konumunda. Bu nedenle yatırım amaçlı talep da canlılığını koruyor. Otomotivde gerek sıfır gerek ikinci elde canlılık sürecek görünüyor fiyatlarda yüksek oranda olmasa da kısmi fiyat artışı beklenebilir.
Tüketiciler konutta da otomotivde de kredilerin gevşemesini, faizlerin düşmesini dört gözle bekliyor. Ev alım sürecinde vatandaşlar nasıl ki yeni konutlara deprem karşısında daha çok meyil gösteriyor ise otomotivde de yeni araçlara olan ilginin artması bekleniyor.
Elektrikli araçlar konusuna geldiğimizde ise tüketicilerin bu araçlara olan yüksek talebi satış rakamlarına tam olarak yansımıyor. Teoride elektrikli araçtan yana tavır alan tüketiciler düşüncelerini pratiğe geçirmekte tedirginlik yaşamaktalar. Bunda en büyük handikap ise bu araçların güvenlik sorunu.
Başta altın olmak üzere elindeki birikimini konut ya da otomotive yönlendirmeyi tercih edenler altın fiyatlarının yükselişiyle birlikte bozdurarak yeni yatırımlara yöneldiler. Konut satışları ile birlikte son çeyrekte araç satışlarındaki canlılıkta bu davranış kalıbının payı büyük. Yeni dönemde de konuttan sonra en büyük yatırım aracı olarak otomobilin tercih edilmesi sürpriz olarak görülmemeli. Türkiye pazarına özellikle son dönemde hızla giriş yapan yeni marka ve modeller fiyatların da makul seviyelerde seyretmesinde kısmi rol aldı. 2026 yılı otomotiv pazarında da yatay bir seyir beklenebilir.









