ABD Başkanı Donald Trump, Grönland’ı gerek ekonomik baskı gerekse askeri güç yoluyla ele geçirme konusundaki ilgisini defalarca yinelerken bunu ABD ulusal güvenliğini korumak ve Arktik’te Çin ve Rusya’nın artan etkisine karşı koymak için hayati önem taşıyan bir adım olarak nitelendiriyor.
Avrupa ülkeleri ile ABD’yi karşı karşıya getiren bu tutum son günlerin en çok konuşulan konuları arasında yer alırken siyasi ve ekonomik gerilimlere de bu tutum ve davranışların kapı aralaması bekleniyor.Konu sadece coğrafi bir tartışma değil aynı zamanda ekonomik bik kapışma niteliğinde.
Trump ortamı germeye devam ediyor
Bu yılın başlarında Grönland’ı ziyaret eden ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, Danimarka’yı Grönland’ın güvenliğini sağlamada iyi bir iş yapmamakla suçlarken Trump, Louisiana Valisi Jeff Landry’yi adaya özel elçi olarak atadı. Grönland Başbakanı Múte B. Egede, Trump’ın yorumlarını kınayarak , “Grönland, Grönland halkınındır” ifadelerini kullandı. Danimarka Başbakanı Mette Frederiksen de aynı görüşü paylaştı. Aslında Trump’ın Grönland’a yönelik planları yeni değil. İlk başkanlık döneminde adayı satın almayı teklif etmiş ve bu da geniş çaplı alay konusu olmuştu.
57 bin kişi yaşıyor
Dünyanın en büyük adası olan ve yaklaşık 57.000 kişilik çoğunluğu İnuit nüfusuna sahip Grönland, Danimarka Krallığı içinde özerk bir ülke. Grönland hükümeti, eğitim, sağlık ve doğal kaynak geliştirme de dahil olmak üzere çoğu iç meseleyi yönetmekte. Danimarka hükümeti dış politika, savunma ve güvenlik politikaları konusunda son sözü söylese de, Grönland’ın bu alanlardaki özerkliği giderek artmakta.
Daha önce Danimarka’nın bir kolonisi ve ardından bir eyaleti olan Grönland, 1979’da özerklik kazandı. 2009 Grönland Özerklik Yasası, Grönland’ın sorumluluklarını genişletti ve Grönlandlılara Danimarka’dan bağımsızlık ilan etme hakkı verdi. Çoğu Grönlandlı nihai bağımsızlığı desteklese de, Danimarka’nın sağladığı ekonomik yardımlara bağımlılık bu hedefi zorlaştırıyor.
Zengin mineral ve hidrokarbon yatakları
Kara ve deniz buzlarının erimesi, Grönland’ın zengin mineral ve hidrokarbon yataklarına erişimi kolaylaştırarak, enerji dönüşümü için gerekli malzemeler konusunda rekabet eden ülkelerin dikkatini çekiyor. Bununla birlikte, Grönland’ın sert çevresi, uzaklığı, altyapı eksikliği, yüksek çıkarma maliyetleri ve yerel halkın çevresel etkiler ve geleneksel geçim kaynaklarına yönelik riskler konusundaki endişeleri nedeniyle bu kaynakların geliştirilmesi zorlu olmaya devam ediyor.Özellikle Grönland, pil, rüzgar ve güneş enerjisi teknolojileri ve gelişmiş askeri teçhizat üretimi için gerekli olan nadir toprak elementleri (REE) açısından büyük yataklara sahip.
Bölgede petrol bulunuyor mu?
Avrupa ülkeleri, Grönland’ın mineral kaynaklarını, kritik mineral tedarik zincirlerine hakim olan Çin’e olan bağımlılıklarını azaltmak için bir fırsat olarak görüyor.Grönland kıyılarında önemli petrol ve doğalgaz rezervleri bulunma ihtimali üzerinde de duruluyor. Grönland hükümeti, sondajın ekonomik fizibilitesi ve çevresel etkileriyle ilgili endişeleri gerekçe göstererek 2021 yılında petrol ve doğalgaz arama faaliyetleri için yeni lisans vermeyi durdurdu.Grönland’ın buz ve su kaynaklarının ticari olarak işletilmesi, artan küresel tatlı su talebini karşılamaya yardımcı konumda.Grönland, küresel balık arzına önemli bir katkı sağlıyor.
Çin etkisi büyük mü?
Çin, 2013’te Arktik Konseyi’nde gözlemcilik statüsü elde etti. 2018’de kendini “Arktik’e yakın devlet” olarak ilan etti. Bu anlamda Çin de Arktik’te, Trump’ın “CEO refleksiyle” gördüğü fırsatları görüyor demek yanlış olmaz. Yani, Çin açısından burası enerji kaynakları ve bu kaynakların taşınması için kullanılabilecek olan kıtalar arası alternatif deniz rotaları nedeniyle önemli bir ekonomik kazanç olabilir. Bu nedenledir ki, Çin hem bölgeye yönelik önemli enerji yatırımları yapıyor hem de söz konusu rotalardan geçişler yaparak buranın sürekliliğini sağlamaya çalışıyor. Özetle, Çin Arktik pastasından büyük bir dilim almak istiyor ve ABD bu dilimlerden birinin Grönland olabileceğini tahmin ederek hareket etmeye başladı.
Nadir toprak elementleri atağı
Grönland’ın önemli hidrokarbon rezervlerinin olduğu ve nadir toprak elementleri açısından dünyanın sayılı ülkeleri arasında yer alabileceği tahmin ediliyor. Özellikle rüzgar türbinleri, elektrik motorları, bataryalar ve mobil telefonların üretiminde hayati öneme sahip olan nadir toprak elementleri açısından dünyanın en büyük sekizinci rezervlerine sahip olduğu düşünülüyor. Bu kaynaklar şu anda birkaç ülkenin hakimiyetinde bulunuyor. Bu ülkelerin başında Çin geliyor. Çin, halihazırda bu elementlerin işlenmesi, üretilmesi ve pazarlanması konusunda dünyada tekel konumunda.
Rusya ile bölgesel kapışma
Amerikan yönetimi bir taraftan Avrupa ile ipleri Grönland yüzünden gererken diğer taraftan da Rusya’nın bu bölgedeki elini güçlendirmesini engellemek adına stratejik kararlar almaya devam ediyor. Rus tankerlerinin bölgede tutunamayacağını kaydeden Amerikalı yetkililer aynı zamanda kendi petrol şirketlerinin bölgeden alacağı payın da ileriye dönük olarak artacağı kanaatinde. Bir taraftan Venezuela petrollerine konmak için adımlar atan Putin yönetimi yeraltı kaynaklarına konmak için de diğer kıta ülkelerindeki huzursuzlukları da kapı aralamanın peşinde koşuyor.









