Türkiye eylül ayı içerisinde fon krizi ile karşı karşıya kaldı. Ekonomi yönetimi söz konusu durumun genel anlamda ekonomiyi sarsan bir duruma mahal vermediğini ve borsa dinamiklerinin sağlamlığını koruduğunu duyurdu. Cumhurbaşkanı Erdoğan “kim sorumluysa hesabını verecek” açıklamasını yaptı. Fon soruşturması devam ederken MASAK’ın izleme ve kontrol çalışmalarıyla 21 Eylül’de 2.5 milyar liraya yakın işlem teşebbüsünü de durdurduğu bildirildi. Sermaye piyasalarında büyük bir türbülansa yol açan yatırım fonları skandalının (manipülasyon krizi) toplam maliyeti 18 milyar doların üzerinde yani yaklaşık 891 milyar TL.
Küçük yatırımcıları da etkiledi
Eylül 2026 itibarıyla tırmanan kriz, Sermaye Piyasası Kurulu’nun (SPK) yedi portföy yönetim şirketine ait 131 fonu tasfiye kararı alması ve ilişkili şirketler ile yöneticilerin mal varlıklarını dondurmasıyla derinleşmişti.SPK verilerine göre tasfiye edilen bu fonlarda parası bulunan 455.758 tekil yatırımcı (bazı kaynaklara göre hesap sayısıyla 600 bine yakın) doğrudan etkilendi. Düşük riskli olduğu düşüncesiyle para piyasası fonlarına yatırım yapan ancak fonların birbiriyle teminatsız ters repo ve borçlanma ilişkileri nedeniyle likidite krizi yaşayan küçük yatırımcılar da paralarına erişim sorunuyla karşı karşıya kaldı. Soruşturma kapsamında 9 büyük şirket ve holdingin kurum/yönetici varlıkları donduruldu.
Düzenlemeler yapılmıştı ama…
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek , 2025’in sonlarında Finansal İstikrar Komitesi toplantılarında bu alanda bir sorun yaşanabileceği kaygısını taşıdıklarını ve gerekli tedbirlerin çalışılmasını istediklerini belirtti. Şimşek aynı zamanda yaşananların genele yayılmadığını, sınırlı sayıda fonu kapsadığını ve sistemik bir risk barındırmadığına dikkati çekti. Ağustos sonunda serbest fonları katı kurallara bağlayan fon rehberi yayımlanırken teminat yapısının güçlendirildiği ve piyasanın uyum sağlaması için geçiş süreçleri öngörüldüğü üzerinde duruldu.
Yeni süreçte neler olacak?
Krizin en önemli başlıklarından biri ise tasfiye kapsamındaki fonlarda parası bulunan yatırımcıların durumu. SPK’nin açıkladığı yol haritasına göre tasfiye işlemlerini İş Bankası ve Ziraat Bankası yürütecek. Fon varlıkları yatırımcı menfaati gözetilerek nakde dönüştürülecek ve elde edilen tutarlar yatırımcıların payları oranında hesaplarına aktarılacak. Bu süreç, yatırımcıların ne zaman ve ne kadar ödeme alacağı sorusunu gündemde tutuyor. Bakan Şimşek başkanlığında, 455 bini aşkın yatırımcının bulunduğu 131 fonun tasfiyesi ve ödeme süreçleri için toplantı yapılacak, yatırımcıların hak ve menfaatlerinin korunması öncelikli konu olacak.
Sorun neden kaynaklandı?
Pusula Portföy fonlarından 28 Ağustos’tan sonra yaklaşık 132,7 milyar TL’lik çıkış talebi geldi. Pusula, 15 Eylül’de bazı fonlarında yatırımcılara yapılması gereken iade ödemelerinde temerrüde düştüğünü açıkladı. Ardından Tera Portföy’de de iki fonda benzer ödeme problemi ortaya çıktı. Bu durum da satış baskısını artırdı. Ancak binlerce kişi de hissesini satamamaya başladı. Çünkü söz konusu fonlar ve işlem yapılan şirketler olağanüstü büyümüş, sahip olmadığı yüksek hisse değerlerine sahip gibi gösterilmişti.SPK 17 Eylül’de yedi portföy yönetim şirketinin TEFAS’ta işlem gören fonlarında alım-satımı durdurdu ve tasfiye sürecini başlattı, (Tera Portföy, Pusula Portföy, Hedef Portföy, Atlas Portföy, A1 Capital Portföy, Pardus Portföy, Bulls Portföy) 131 fon da tasfiye kapsamına alındı.









