Anadolu topraklarında demir yolu serüveni, 23 Eylül 1856’da İzmir-Aydın hattının inşasıyla başladı. Demir yolları Osmanlı döneminin ardından Cumhuriyet’in kuruluşuyla ülkenin ekonomik, sosyal ve coğrafi bütünleşmesinin temel araçlarından biri olarak anlamlandırıldı.
İzmir-Aydın Demiryolu Hattı’nın imtiyazının verilmesiyle başlayan demir yolu gelişimi, bugün yüksek hızlı tren hatları, modernize edilen konvansiyonel demir yolları ve Türkiye’yi Asya ile Avrupa arasında birbirine bağlayan uluslararası demir yolu koridorlarıyla yeni bir döneme taşınmış durumda.
Yeni hatlar ve modernizasyon
170 yıl önce başlayan yolculuğun Türkiye’nin lojistik kapasitesini ve uluslararası ticaret bağlantılarını doğrudan etkileyen büyük bir ulaşım ağına dönüşmesi beraberinde ekonomik gelişmelere da kapı araladı. Türkiye son 25 yılda demir yolu alanında gerçekleştirdiği dönüşümle uluslararası alanda dikkati çekiyor. Demir yolu ağı 10 bin 948 kilometreden 13 bin 919 kilometreye yükseltilmiş durumda. Sıfırdan 2 bin 251 kilometre hızlı tren hattı inşa edildi. Demir yolları, Türkiye’nin ulaşım sisteminde yeniden güçlü bir unsur haline geldi. Yalnızca yeni hatlar yapılmadı mevcut demir yolu altyapısını da yenileyerek modernize edildi. Hatların yüzde 61’i sinyalli, yarısından fazlası ise elektrikli hale getirildi.
Lojistik merkez sayısı artacak
Hızlı tren ağlarının genişletilmesinin yanı sıra Türkiye’nin gelecek dönemdeki demir yolu yatırımlarının merkezinde olduğuna vurgu yapılırken , doğrudan hızlı trenle bağlantılı il sayısının 2028’e kadar 11’den 27’ye çıkarılması hedefler arasında. Ankara-İzmir, Halkalı-Kapıkule, Bandırma-Bursa-Yenişehir-Osmaneli, Mersin-Adana-Osmaniye-Gaziantep, Yerköy-Kayseri, Kırıkkale-Çorum ve Karaman-Ulukışla hatlarında çalışmalar devam ediyor. 2053 hedefleri doğrultusunda 4 bin 158 kilometrelik hatta yapım çalışmaları sürüyor. 2028’de toplam demir yolu ağının 17 bin 287 kilometreye, lojistik merkez sayısının da 12’den 25’e çıkarılması planlanıyor.
75 milyar dolarlık taşımacılık hacmi
Cumhuriyet’in ilk yılları ile birlikte başlayan demir yolu seferberliğine yıllarca verilen arayı kapatmak ve demir yollarının tekrar hak ettiği yeri alabilmesi için kamu yönetimi de demir yollarını öncelikli iyileştirilmesi gereken sektör olarak belirledi. Yeni bir demir yolu seferberliğine dönüşen bu tercih sonucunda yılda ortalama 134 kilometreden 18 kilometreye düşen demir yolu yapımı, yılda ortalama 135 kilometre ulaştı.
Planlanan çalışmalar tamamlandıkça Türkiye’nin demir yolu alanında uluslararası ve bölgesel çapta öneminin büyük oranda artacağı malum. Türkiye’nin Avrupa ile Asya arasındaki yaklaşık 75 milyar dolarlık taşımacılık hacminden çok daha büyük pay alacağı ve demir yolu taşımacılığının kalbi durumuna geleceği tahmin ediliyor.
Orta Koridor daha da güçlenecek
Türkiye Orta Koridor üzerindeki konumunu güçlendirmeye yönelik yatırımların da sürdürüyor. Deniz yolu ile 45 güne kadar çıkabilen kıtalararası taşıma süreleri, Türkiye üzerinden demir yoluyla 18 güne indirilebiliyor. Marmaray’ın devreye girmesiyle, Asya ile Avrupa arasında demir yolu bağlantısı güçlendi. Kars-Iğdır-Dilucu Demiryolu Hattı’nın tamamlanmasıyla, Orta Koridor’un Türkiye bağlantısı daha da güçlenecek. Bu kapsamda demir yolu yatırımlarıı yalnızca Türkiye’nin şehirlerini birbirine bağlayan ulaşım projeleri olarak değil Türkiye’yi uluslararası yük taşımacılığında önemli bir merkez haline getirmeyi amaçlayan daha geniş bir lojistik stratejinin parçası konumunda.TÜRASAŞ tesisleri yenilenerek üretim kapasitesi artırıldı. E5000 Milli Elektrikli Lokomotifi, Milli Elektrikli Tren ve banliyö tren setlerinin seri üretime alındıı, Milli Hızlı Tren Seti üretimi başladı.









