Altının onsu, jeopolitik risklerin yanı sıra ABD Merkez Bankası (Fed) tarafından faiz oranlarında yeni indirimler yapılacağına işaret eden ABD ekonomik verilerin etkisiyle rekor kırmaya devam ediyor. 2025 yılına 2 bin 620 dolardan başlayan altının onsu, jeopolitik gelişmeler, ABD yönetiminin uyguladığı tarifeler ve dünyadaki siyasi belirsizlerin etkisiyle alış ağırlıklı seyir izledi. Altın genellikle faiz indirimlerinden fayda sağlıyor. Yüksek faiz ortamında altın, devlet tahvilleri gibi diğer yatırımlara kıyasla daha az cazip hale geliyor. Faizler düştüğünde ise altın daha cazip hale geliyor.
Vatandaş güven altında kalmak istiyor
Vatandaşlar ellerinde tuttukları altını güvenli bir yatırım aracı olarak görmeye devam ederken fiyatların yükselmesini satış, düşüşleri ise alım fırsatı olarak değerlendiriyor. Bu bağlamda yastık altındaki altınların çıkarılması için finansal argümanlar kamu otoriteleri tarafından sunulmaya devam edilse de birikim sahipleri bu uygulamalara pek itibar etmiyor. Küçük yatırımcılar evlerinde tutmaya devam ettikleri altınlarını bankaların kiralık kasalarında da tedbir amaçlı ve fiyatların artacağı beklentisiyle tutmaya devam ediyor.
İleriye dönük projeksiyon
Ekonomik Bakış’a değerlendirmede bulunan finans uzmanları 2026 yılı içerisinde de altın fiyatlarında yüzde 25 ve üzeri artış bekliyor. Ancak Dünya Bankası halen muhafazakâr bir duruş sergiliyor ve tahminini 3.850 dolar bandında tutuyor. Diğer kuruluşlara bakıldığında uluslararası kredi derecelendirme ve finansal kuruluşlar altına dair beklentilerini sürekli yukarı revize ediyor. Altının 2027-2030 yılları boyunca yükselişini sürdürerek 5.800 dolar ila 9.500 dolar arasında dalgalanması da beklentiler arasında. Uzun vadeli tahminler, altın fiyatının yükselmeye devam edeceğini, 2040 yılına kadar 4.500 doları aşacağını ve 2050 yılına kadar 10.000 dolara ulaşacağı tahminlerine kapı aralandı.
Altının yönünü belirleyen etkenler
Altın fiyatlarında Son 5 yılda yüzde 90’a varan bir değer artışı yaşandı. Bu yükselişin ardında yalnızca arz-talep dinamikleri değil, küresel krizler, merkez bankası politikaları, artan jeopolitik riskler ve yatırımcı psikolojisi yatıyor. 2026 yılında altının yükseliş seyrinde ekonomik belirsizliklerin yanı sıra jeopolitik gerilimler önemli kırılma alanlarını oluşturmaya devam edecek. Amerikan yönetiminin siyasi denklemde kararsız politikaları devam ederken Ukrayna-Rusya krizinin bitmemiş olması, Ortadoğu’daki sıcak çatışmalarının kısmi devam etse de ani gelişme durumlarında altının yükselişi kaçınılmaz bir sonuç olarak değerlendiriliyor.
Elinde gram ve çeyrek bulunduran küçük yatırımcı ise yeni yılın altın açısından nasıl geçeceğini merak ediyor. Finans piyasası uzmanlarına altın, kısa vadede kar satışlarıyla karşılaşsa bile ana trendini koruyor. Orta vadede faiz politikalarına ve küresel ekonomik verilere bağlı olarak altın fiyatlarında yükseliş ve düşüşlerin yaşanması muhtemel.









