Sıfır Atık Vakfı ile VakıfBank, Türkiye’nin sıfır atık ve döngüsel ekonomi dönüşümünü finansman yoluyla desteklemek amacıyla stratejik işbirliği protokolü imzaladı. İstanbul Finans Merkezi VakıfBank Genel Müdürlüğü Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen etkinlikte, işbirliği protokolü ve yeni finansman paketini duyurmanın dışında israfı azaltan, ekonomik değere dönüştüren ve kaynaklarını daha verimli kullanan bir Türkiye için finans sektörünün üstleneceği yeni rol ele alındı.VakıfBank Genel Müdürü Osman Arslan da Sıfır Atık Hareketinin 2017’de başladığını hatırlatarak, “Emine Erdoğan Hanımefendi’nin öncülüğünde başlayan Sıfır Atık Hareketi bugün ülkemizin sınırlarını aşarak küresel ölçekte karşılık bulan güçlü bir dönüşüm vizyonuna ulaştı.” diye konuştu.
Verimli kaynak kullanımını temeli
Kaynakların daha verimli kullanılmasından atıkların yeniden ekonomiye kazandırılmasına kadar uzanan bu yaklaşımın çevresel sorumluluğun yanında ekonomik ve toplumsal açıdan da yeni bir değer alanı oluşturduğuna işaret eden Arslan, “Ülkemizde 2017’de yüzde 13 seviyesinde olan geri kazanım oranı 2025 itibarıyla yüzde 37,5’in üzerine çıkmış. Sıfır atık çalışmalarının başladığı günden 2025 yılı sonuna kadar yaklaşık 90 milyon ton geri kazanılabilir atık yeniden ekonomiye kazandırıldı. Bu oranın 2035’te yüzde 60’a, 2053’te ise yüzde 70’e çıkarılması hedeflenmektedir.” ifadelerini kullandı.
Güçlü bir sorumluluk üstleniyoruz
Arslan, VakıfBank olarak bu dönüşümün finansman tarafında güçlü bir sorumluluk üstlendiklerini belirterek, bankacılığın yalnızca kaynak sağlayan değil, ülkenin ihtiyaç duyduğu dönüşümü hızlandıran, üretim gücünü artıran ve ekonominin geleceğine yön veren stratejik bir rolü olduğuna inandıklarını söyledi. Bu yılın ilk yarısında uluslararası piyasalardan toplam 7,1 milyar dolar tutarında yeni kaynak sağladıklarına dikkati çeken Arslan, “Sürdürülebilir finansmanın toplam uluslararası finansmanlarımızın içindeki payını yüzde 38’e taşıdık. Mayısta 18 ülkeden 44 bankanın katılımıyla 1,2 milyar dolar tutarında sürdürülebilir temalı sendikasyon kredisine de imza attık. Hazine ve Maliye Bakanlığımızın karşı garantisi ve Dünya Bankası grubu üyesi IBRD’nin kısmi garantisiyle uluslararası finans kuruluşlarından 1,5 milyar avro tutarında uzun vadeli kaynak sağlamış olduk ki bu kaynağın önemli bir kısmı yine kadın girişimci, genç girişimci, sürdürülebilirlik, yeşil enerji gibi başlıkları kapsamaktadır.” dedi.
Dönüşüm programı hayata geçirildi
Arslan, “ Dünya Bankasının ülkemizde tek bir finansal kuruluşla gerçekleştirdiği en büyük ölçekli fonlama işlemlerinden biri niteliğindeki bu kaynakla kapsayıcı kalkınmadan bölgesel ekonomik toparlanmaya, kadın işletmelerinin dijitalleşmesinden yeşil dönüşüm ve sürdürülebilirlik yatırımlarına kadar geniş bir alanda reel sektöre desteğimizi sürdürüyoruz. Asya Altyapı Yatırım Bankasından sağladığımız 300 milyon dolarlık kaynakla enerji ve dönüşüm finansmanı programımızı hayata geçirirken, MIGA garantisi altında küresel bir banka aracılığıyla 250 milyon dolarlık, yeni bir kaynak daha temin ettik.” yorumunu yaptı.
“Finansmanın dönüştürücü gücünü devreye alıyoruz
Arslan, 2025-2028 Ulusal Döngüsel Ekonomi Stratejisi ve Eylem Planı kapsamında döngüsel ekonomiye geçişin yılda 210 ile 350 milyar lira arasında katma değer oluşturması ve 100 binden fazla yeni istihdama katkı sağlamasının öngörüldüğünü dile getirdi.Aynı dönemde üretim teknolojilerinin yenilenmesi ve atık yönetiminin geliştirilmesi için her yıl 110 ila 180 milyar lira düzeyinde kaynağa ihtiyaç duyulacağının öngörüldüğünü kaydeden Arslan, “Döngüsel ekonomi yalnızca çevresel bir sorumluluk değil, yüksek finansman ihtiyacı, güçlü yatırım potansiyeli ve önemli bir ekonomik değer üretme kapasitesi taşıyan yeni bir kalkınma alanıdır. Biz de bu noktada finansmanın dönüştürücü gücünü devreye alıyoruz.” diye konuştu.







