Merkez Bankası Başkanı Karahan, Uluslararası Para Fonu (IMF) ve Dünya Bankası’nın Tayland’ın başkenti Bangkok’ta düzenlediği yıllık toplantılarda “Türkiye’de Makroekonomik Görünüm ve Para Politikası” başlıklı sunum yaptı.Yükselen enerji fiyatlarına rağmen enflasyonun ana eğiliminin yavaşladığına işaret eden Karahan, zayıf talebin arz şoklarından kaynaklanan enflasyonist baskıları hafiflettiğini ifade etti.
Fatih Karahan, fon çıkışlarının yurt içi yerleşiklerin Türk lirası cinsi varlıklara yönelik tercihlerinde kayda değer bir zayıflamaya yol açmadığını belirterek, “Yurt içi yerleşiklerin Türk lirasına yönelik tercihi genel olarak güçlü seyrini sürdürüyor.” dedi.
Dezenflasyonun hizmet etkisi
Karahan, arz yönlü baskılar nedeniyle dezenflasyon sürecinin yavaşladığını ifade etti.Bu yıl enflasyon üzerindeki ana etkinin enerji fiyatları olduğunu belirten Karahan, dezenflasyonun hizmet sektöründe devam ettiğini vurguladı.Kira enflasyonunda gevşeme görüldüğünü belirten Karahan, öncü göstergelerin kira enflasyonunda daha da yavaşlama olacağına işaret ettiğini ifade etti.Karahan, kira ve eğitim kalemlerindeki enflasyonun gerilemesinin ulaştırma ve haberleşme kalemlerindeki fiyat artışlarıyla kısmen dengelendiğini belirtti.
Küresel enflasyonist ortam
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Fatih Karahan, dezenflasyon konusundaki kazanımların devamını sağlamak için ihtiyatlı olmaya devam edeceklerini belirterek, “Bu doğrultuda, fiyat istikrarı sağlanana kadar gerekli sıkı para politikası duruşunu kararlılıkla sürdüreceğimizi vurgulamak isterim.” dedi.Karahan, İstanbul Finans Merkezi’ndeki etkinlikte konuştu. Karahan, şubatta başlayan savaşın başta enerji fiyatları olmak üzere emtia fiyatlarında artışa, taşımacılık maliyetlerinde yükselişe ve tedarik zincirlerinde belirli aksamalara neden olduğunu, küresel büyüme zayıflarken küresel enflasyonda artış gerçekleştiğini söyledi.
Fiyat istikrarı öncelikli
TCMB Başkanı Karahan, fiyat istikrarını sağlamanın önemli kazanımlarından birinin de verimlilikte gözlenecek artış olacağını dile getirerek sözlerini şöyle sürdürdü:”Enflasyonla mücadele sürecinde artan öngörülebilirlik firmaların üretim süreçlerini geliştirmeye yönelik yatırımları planlamalarını da kolaylaştırıyor. Bu da verimlilikteki artışı destekliyor. Nitekim, enflasyonun yüksek seyrettiği 2022-2024 döneminde verimlilik göstergelerinde de azalış gözlendi. Bu dönemde çalışan başına üretim, tarım dışı sektörlerde yıllık ortalama binde 4 geriledi. Sıkı para politikamızla birlikte enflasyonun gerileme kaydettiği 2025 yılında ise sanayi başta olmak üzere tarım dışı sektörlerde verimlilik artışında belirgin bir toparlanma izlendi. Artan verimlilik, reel sektörün sürdürülebilir büyüme potansiyelini destekliyor.”








