Gerek gram bazında gerek çeyrek gerekse ons bazlı altın fiyatlarında son dönemde yaşanan artışlar dikkat çekerken yatırımcılar da yaklaşık 3-4 ay gerileme ve yerinde sayma refleksi gösteren altında bu hareketliliğin neden yukarı yönlü olduğunu sormaya başladı. Altın fiyatlarındaki yükseliş; ABD’den gelen zayıf perakende satış ve enflasyon verilerinin ardından ABD Merkez Bankası’nın (Fed) agresif faiz artırımı yapacağı beklentilerinin zayıflamasının yanı sıra jeopolitik riskler ve merkez bankalarının artan güvenli liman talebinden kaynaklandı.
ABD’nin verileri etkili oldu
ABD’de temmuz ayı istihdam verileri piyasa beklentilerinin oldukça altında kaldı. 80 bin kişilik artış beklenirken 23 bin kişilik istihdam kaybı yaşandı. Önceki aylara ilişkin verilerin de aşağı yönlü revize edilmesi, ABD ekonomisinde işgücü piyasasının güç kaybettiği algısını artırdı. Bu tablo, yatırımcıların yeniden güvenli liman olarak altına yönelmesini sağladı. Zayıf istihdam verilerinin ardından Fed’in faiz politikasına yönelik beklentiler de hızla değişti. Fed’in Eylül ayında faiz artırma ihtimali yüzde 55 seviyesinden yüzde 40’a geriledi.
Faiz beklentilerinin düşmesiyle ABD tahvil getirilerinin gerilemesi, faiz getirisi olmayan altını yatırımcılar açısından daha cazip hale getirdi.
Konjonktürel gerilimler
Altına güçlü destek veren bir diğer gelişme Çin’den geldi. Çin Halk Bankası’nın Temmuz ayında rezervlerine yaklaşık 20 ton altın eklemesi dikkatlerden kaçmadı.. Böylece bankanın altın alım serisi 21’inci aya taşındı.Altın fiyatlarının tarihi yüksek seviyelerde bulunmasına rağmen Çin’in alımlara devam etmesi, merkez bankalarının rezerv çeşitlendirme talebinin güçlü kaldığını gösteriyor. Hürmüz Boğazı çevresindeki diplomatik temaslardan gelen olumlu sinyaller de piyasaların radarındaydı. Bölgedeki gerilimin hafifleyebileceği beklentisi petrol fiyatlarındaki risk primini düşürdü. Enerji fiyatlarının gerilemesi, ABD’de enflasyon baskısının azalabileceği beklentisini güçlendirdi.Enflasyon baskısının hafiflemesi ise Fed’in faizleri yüksek tutma veya yeniden artırma ihtiyacını azaltabilecek bir gelişme olarak değerlendiriliyor. Bu tablo da altın fiyatlarını destekleyen önemli başlıklardan biri oldu.
Beklentiler ne yönde?
Kısa vadede kâr satışları ve teknik düzeltmelerle nefeslenme/yatay seyir beklense de dev bankalar ve piyasa uzmanları yukarı yönlü beklentilerini koruyor. Bu süreçte elinde altın bulunduranların atacağı adımlar da önemli. ltın piyasası jeopolitik krizler, merkez bankası kararları ve makroekonomik verilerden doğrudan etkilenir. Yatırımlarınızın tamamını tek bir varlığa yatırmak, beklenmedik fiyat dalgalanmalarında anapara kaybı riski doğurur. Bu nedenle risk yönetimi yapmak ve sepet çeşitliliğine gitmek kritik öneme sahip.
Altın alımı yapmadan önce yüksek faizli borçlarınızı kapatmalı ve en az 3-6 aylık giderlerinizi karşılayacak nakit bir acil durum fonu oluşturmalısınız. Fiyatların zirve yaptığı dönemlerde tek seferde toplu alım yapmak yerine, kısa vadeli geri çekilmeleri (düşüşleri) fırsat bilerek zamana yayılmış parça parça (kademeli) alım yapmak tercih edilebilir. Altını bir servet koruma aracı olarak portföyünüzün tamamı yerine belirli bir oranında (%15-%25 gibi) tutmanız, borsa, tahvil veya nakit varlıklarla dengelemeniz ani şoklara karşı sizi korur.Finansal analistler ve piyasa uzmanlarının 2026 yıl sonu altın beklentisi, ons altında 4.750 – 6.000 dolar bandını, yurt içi gram altında ise 8.400 – 11.000 TL aralığını işaret ediyor.







