ABD ve İsrail’in İran’a yönelik başlattığı savaş, Türkiye’yi özellikle yüksek petrol/doğalgaz fiyatları ve artan jeopolitik riskler üzerinden etkilerken enflasyonu tetikleme ve cari açığı artırma riski taşıyor. Olası bir mülteci akını, ticaret yollarının bozulması ve güvenlik tehditleri temel riskler iken, savunma sanayii ihracatı ve bölgesel enerji koridoru rolünün güçlenmesi gibi fırsatlar da gündeme gelebilecek.
Tüm sektörleri etkiliyor
Petrol ve doğalgaz arzında yaşanan kesintiler, Türkiye’nin enerji ithalatı maliyetini (Brent petrol fiyatları üzerinden) artırarak enflasyonist baskıyı yükseltiyor. Yüksek enerji faturası, Türkiye’nin döviz talebini artırarak Türk Lirası üzerinde değer kaybı baskısı oluştururken cari açığa da olumsuz katkı veriyor. Ortadoğu ile ticaret aksarken üretim için gerekli hammadde (gübre, alüminyum vb.) erişimi zorlu bir döneme girmiş durumda. Güvenlik kaygıları nedeniyle turizm talebinde daralma da söz konusu.
Bölgedeki savaş sadece Ortadoğu7da değil çatışmaların ateşi Avrupa’dan Atlantik ülkelerine, Okyanusya’dan Japonya ve Çin’e kadar finansal piyasaları da sallamaya devam ediyor.
Ekonomik kayıplar kaçınılmaz
Bölgesel güvenlik ihtiyaçlarının artmasıyla Türk savunma sanayisinin ihracat kapasitesi artabilirken Türkiye, alternatif enerji tedarik yolları ve lojistik koridor olarak jeopolitik önemini artırmakla da karşı karşıya. Her ne kadar bu teori uluslararası ilişkiler uzmanlarınca gündeme getirilse de savaşın yoğun yaşandığı bir bölgede ateş çemberinin ortasında yer alan Türkiye’nin siyasal ve ekonomik açıdan etkilenmemesi gibi bir durum sözkonusu değil. Uluslararası ekonomik ilişkilerin karşılıklı faydaya dayandığı bir konjonktürde doğrudan ya da dolaylı yönden ekonomik kayıpların yaşanması savaşların doğasında var.
Şoklara karşı durmak esas
Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşları da bu süreçte ülke ve bölge ekonomisini yakından takip ediyor. Ortadoğu’daki savaş, Türkiye ekonomisi üzerinde enerji fiyatlarında artış, enflasyonist baskı (yaklaşık 3 puan etkili), artan cari açık, turizm gelirlerinde düşüş riski ve faiz indirim planlarının ertelenmesi gibi çok katmanlı olumsuz etkilere yol açmakta. Uzun süreli bir çatışma, küresel enerji tedarik zincirlerinde kırılmalara ve ciddi stagflasyon risklerine işaret ediyor. Türkiye’nin bu sürece rağmen şoklara karşı dayanıklı bir finansal tablo çizmesi de makro ve mikra alanda yapılan etkili düzenlemelerin razsyonel kararlarca gerçekleştirildiğinin de işareti niteliğinde.Bölgede kısa sürelim çatışma ve gerilimler yönetilebilir ama uzun süreli savaş ekonomik kırılganlığa yol açıyor.Stagflasyon (durgunluk içinde yüksek enflasyon) riski, tedarik zincirlerinin kalıcı bozulması ve dış finansman koşullarının sıkılaşması bunlardan bazıları.








