Son dönemde trafikte yapılan yasal düzenlemeler vatandaşın dikkatini daha yakından çekmeye başladı. Daha önce çok farklı düzenlemeler yapılmış olsa da araç kullanıcıları kendilerini daha çok etkilediği için bu düzenlemelere odaklanmış durumdalar. Bunlardan birisi uygunsuz plaka kullanımı. Daha önce vatandaşın aldığı ama düzenlemeye aykırı formatta plaka kullanımına kesilen cezalar birden artınca araç sahipleri de soluğu plaka basımcıları yada ceza yatırma kuyruklarında buldu. İlgili düzenleme ötelenmiş olsa da bu düzenlemenin zamanında yapılmaması, evvelinde gerekli tedbirlerin alınmaması kaosa neden oldu.
Diğer bir düzenleme ise trafik cezalarının ciddi oranda artırılıyor olması. Para cezası misliyle arttıkça araç kullanıcılarının da cebi yanmaya başladı. “Canı yanmaktansa cebi yansın” denebilir ama abartılı rakamlarla yaptırımda bulunmanın ne derece etkili olacağını göreceğiz. Bunlar arasında hız limitlerine uymama yönünde bir madde var ki burada vatandaşa tolerans gösterilmiyor. Hız limitini yüzde 10 aşma haline kadar idare edilebilirken limitlerin daha aşağı çekilmesi sürücülerin korkulu rüyası haline geldi.
Trafikte seyrederken hız limitlerinin çok değişken olması sürücülerin bu limitleri kaçırmasına ve birden adapte olmasını engelliyor. 120’de giderken 90’a geçip ardından birkaç metre sonra 70’lere inmek sürücülerin dengesini de bozuyor. 130’luk otobanda giderken bir anda 80’lik tünele girip tünel çıkışında 50’lere geçmek hiç de kolay değil. Elbette hız limitlerine uymak önemli ama küçük rötuşlarla aradaki hız toleransının tanınması daha rasyonel olmaz mıydı?
Sokak ortasında son ses müzik açıp gece yarısı insanları yatağından kaldıranlara, sokak aralarında patlak egzozlarla aracını bağırtanlara, sırf kadın oldukları ya da motosiklet kullandıkları gerekçesiyle insanları refüje sıkıştıranlara, otobanda makas atanlara, caddelerde drift yaparak insanların canını tehlikeye sokanlara uygulanan ceza ile çocuğunu okula, hastasını hastaneye bırakmak amacıyla aracını uygunsuz park yerine çekmek zorunda kalanlara uygulanan cezaların eşit cezalarda da olmaması gerekli diye düşünüyoruz.
Trafikte kurallara uymak her medeni toplum için önemli bir görev ve sorumluluk. Medeni insan profilimiz arttıkça trafikteki tutum ve davranışlarımız da düzelecektir. Gerek yayaların gerek sürücülerin birbirine davranışları tahammül sınırı içerisinde kaldıkça trafik kaosunun da önüne geçilecek.
Trafik kurallarının hakkaniyet içerisinde uygulanması ilk öncelik. Kimlere ve hangi gerekçeyle verildiği bilinmeyen çakarlı araç hakkı ne kadar şeffaf olursa, trafik polisleri sırf ceza yazmak yerine sürücülerin psikolojisini de göz önünde bulundurarak belli olay ve durum karşısında hemen kaleme sarılmadan kuralları da uygulayabilecekleri bilincine sahip olursa, araç sahibine göre değil aracın yediği cezaya göre hareket edilirse, yeni diye sunulan trafik cezaları sırf para toplamak için değil gerçekten vatandaşı korumak adına yapılırsa daha anlamlı ve uygulanabilir olacaktır.
Böyle bir durumda ne vatandaşın da sesi çıkmaz, bilir ki bu kurallar birileri için değil gerçekten kendilerinin korunması için alınmıştır.
Trafik kuralları sırf cezalandırıp para toplamak için değil cezalandırmadan da vatandaşı belli kurallara uymaya teşvik edebildiği ölçüde medeni ölçüye ulaşmış olacaktır.









