Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, küresel ekonomide karşı karşıya oldukları en önemli sorunların başında ticarette korumacılık geldiğini kaydederken 2008-2009 yılında dünyanın büyük bir finansal kriz yaşadığını, o kriz sonrası ticarette korumacılığın başladığını, 2025’te bunun zirveyi bulduğunu belirtti.
Ticaret savaşları ortada
Ticaret politikalarında, ticarette, küresel ticarette büyük bir belirsizlik olduğuna dikkati çeken Şimşek, küresel ekonomi politikaları belirsizlik endeksinin zirveyi bulduğunu vurguladı ve hegemon güç ile yükselen güç arasında jeo stratejik bir rekabetin olduğunu bildirdi.Şimşek, “Türkiye’nin bu küresel ticaret savaşlarında durumu ne biz göreceli olarak daha dayanıklı bir durum arz ediyoruz” yorumunu yaptı.
Yapısal dönüşümden geçmeliyiz
Türkiye’nin borcunun düşük olduğunu, bunun büyük fırsat sunduğunu belirten Şimşek şunlara dikkati çekti: “Çünkü bizim ortaya çıkacak fırsatları değerlendirmemiz için bir yapısal dönüşümden geçmemiz lazım. Bu yapısal dönüşüm için kaynağa ihtiyaç var. İşte borcun düşük olması, bütçe açığının düşük olması bu kaynak anlamında Türkiye’nin elini güçlendiriyor. Türkiye’nin hane halkının borcunun milli gelire oranı yüzde 10. Yani bütün vatandaşlarımızın borcunun milli gelire oranı yüzde 10. Bu düşük. Bu ne anlama geliyor, enflasyonu düşürdükçe finansal koşullar elverişli hale gelecek.”
Türkiye fırsat penceresine sahip
Şimşek şöyle devam etti: “Yani faizler de düşecek. Düşüyor. Bunun sayesinde 2010’lu yılların veya bundan 10 yıl önce olduğu gibi daha çok kişi erken aşamada konut ve araba sahibi olabilecek. Çünkü daha uzun vadeli, daha uygun koşullarda finansmana erişecek.
Borç düşük olduğu için bu süreç Türkiye’nin hızlı büyümesinin önünü açacak. Yani Türkiye çok daha hızlı büyüyecek. Çünkü bu sorunların temelinde dünyada büyümenin yavaşlaması geliyor. Dünyanın karşı karşıya olduğu sorun yaşlanan nüfus. Bu çalışma çağındaki nüfusun azalması demek. Türkiye bu anlamda hala bir fırsat penceresine sahip. Önümüzdeki 8-10 yıl içerisinde Türkiye’nin çalışma çağındaki nüfusu artmaya devam ediyor.”
Yüksek enflasyon
geliri de bozuyor
Türkiye’nin turizmde ve sağlıkta büyük bir başarı sağladığını, yenilenebilir enerjiye önem verdiklerini dile getiren Şimşek, memleketin güneşini, rüzgarını, suyunu, jeotermal kaynaklarını enerjiye dönüştürdüklerini, Türkiye’nin dışa bağımlılığını azalttıklarını belirtti. Şimşek, “Yapısal dönüşümde önceliğimiz yani sanayide dönüşümüz, yeşil dönüşüm, dijital dönüşüm, üretken altyapı. Bu programın hedefi milli geliri ve ekonomiyi büyütmek ve daha adil gelir dağılımını sağlamak. Daha adil paylaşımı sağlamaktır. Enflasyon düşünce gelir dağılımı iyileşecek. Yüksek enflasyon gelir dağılımını bozuyor. Şimdi bu programın üç evresi vardı. İki evresini geride bıraktık.” yorumunu yaptı.









