Küresel ekonomi, Kovid-19 salgını ve Rusya-Ukrayna Savaşı’ndan ABD’nin gümrük vergileri konusundaki politika değişikliklerine kadar birçok ekonomik şokla karşı karşıya kalırken, bununla gelen belirsizlik ve yükselen faizlerle gelişmiş ülkelerin borçlarının artması dikkati çekiyor. Borç, altyapıyı finanse etmek ve insanların hayatını iyileştirmek için güçlü bir araç olurken, çok maliyetli hale geldiğinde ekonomileri baskılıyor.Bazı gelişmiş ülkelerin milli gelirlerine göre yüksek borç seviyeleri ciddi borç krizine işaret ederken, yüksek faiz oranları, artan borçlanma maliyetleri ve negatif net kaynak akışı, gelişmekte olan ülkelerin borçlarını geri ödeme konusunda ciddi sıkıntılarla karşı karşıya kalmasına yol açıyor.
Borç sorumluluğu arttı
Uluslararası Finans Enstitüsünün (IIF) “Küresel Borç Monitörü” raporuna göre, küresel toplam borç bu yılın üçüncü çeyreğinde yaklaşık 346 trilyon dolara yükseldi.Bu yılın üç çeyreğinde toplam küresel borç 26,4 trilyon dolardan fazla arttı. Toplam borcun küresel Gayri Safi Yurt İçi Hasıla’ya (GSYH) oranı bu dönemde yüzde 310’u buldu.Büyük ölçüde kamu borçlanmasının etkisiyle hem gelişmiş hem de gelişmekte olan piyasalardaki borçlar yeni rekorlara ulaştı.Borç artışı ABD ve Çin’de yoğunlaşmaya devam ederken, genel artışın çoğu, önemli merkez bankalarının politika gevşetmesiyle bu yıl borç birikiminin hızla arttığı gelişmiş pazarlardan geldi.









