SHURA Enerji Dönüşümü Merkezi Direktörü Alkım Bağ Güllü, “Türkiye, güçlü yenilenebilir temellerini esnek, dijital ve yatırım dostu bir enerji sistemine dönüştürürse, yeni küresel enerji dengesinin kazananı olabilir.” dedi. IEA’nın 2050’ye yönelik enerji görünümünü paylaştığı raporun, dünya enerji sisteminin hızla değişen bir dönüm noktasında olduğunu gösterdiğini kaydeden Güllü, “Enerji dönüşümü artık bir gelecek vizyonu değil, bugünün ekonomik ve jeopolitik gerçeği.” ifadesini kullandı.Güllü, raporun temiz enerji teknolojilerinin hızla yaygınlaştığını ortaya koyduğunu vurgulayarak, “Güneş enerjisi birçok ülkede en ucuz elektrik kaynağı haline gelirken, elektrikli araçlar, veri merkezleri, soğutma sistemleri ve diğer elektrifikasyon teknolojilerinin küresel elektrik talebini 2035 itibarıyla yüzde 35-40 artırması bekleniyor.” bilgisini paylaştı.
Güvenliğe odaklanmak kritik önemde
Güllü, şunları kaydetti: “Enerji dönüşümü yalnızca kaynakların değil, aynı zamanda jeopolitik gücün ve ticaret dengelerinin de yeniden şekillendiği bir süreç. Rapor, petrol ve gazdan sonra yeni stratejik unsurun kritik mineraller olduğunu vurguluyor. Bu tablo, enerji politikalarının yalnızca arz güvenliğine değil, tedarik zinciri güvenliğine de odaklanmasını zorunlu kılıyor. Temiz enerji teknolojilerinde küresel bağımlılıklar farklı biçimlerde yeniden tanımlanıyor, Enerji artık yeraltından değil, üretim kapasitesi ve teknoloji üstünlüğünden doğuyor. Olası tedarik kesintilerine karşı hazırlığı artırmak ve uzun vadede zincirleri çeşitlendiren yeni ortaklıklar kurmak, enerji stratejilerinin temel bileşeni haline geliyor.”









