Halkbank Genel Müdürü Osman Arslan, ekonomi yönetiminin küresel ekonomideki tabloyu dikkate alarak ekonomi programını kararlılıkla uyguladığını belirterek, “Orta Vadeli Program’da (OVP) yer alan ‘Makroekonomik İstikrar ve Reform’ programı planlandığı şekilde ilerlemekte.” dedi.
Küresel tablo dikkate alınıyor
TürkMedya’nın düzenlediği “Finans Zirvesi”nde konuşan Arslan, 2025’in küresel piyasalarda oynaklığın arttığı ve merkez bankalarının ihtiyatlı yaklaşımını koruduğu bir yıl olarak kayıtlara geçtiğini belirterek, şunları kaydetti: “Ekonomi yönetimimiz, küresel ekonomideki tabloyu dikkate alarak ekonomi programını kararlılıkla uygulamakta. 2026–2028 dönemini kapsayan OVP yer alan ‘Makroekonomik İstikrar ve Reform’ programı planlandığı şekilde ilerlemekte. Bu bağlamda, Kur Korumalı Mevduattan (KKM) büyük oranda çıkış sağlanmış, sürdürülebilir cari denge yolunda önemli bir mesafe kat edilmiş, Merkez Bankası döviz rezervleri rekor seviyelere ulaşmış, mali disiplin anlayışı güçlendirilmiş, dezenflasyon eğilimi sürdürülmüş ve ekonominin dayanıklılığı artırılmıştır.”
Piyasalara verilen güven
OVP’nin sunduğu öngörülebilirliğin hem piyasalar hem de yatırım ortamı açısından güven artırıcı bir etki oluşturduğunu söyleyen Arslan, “Bu çerçevede bankacılık sektörü, risklerini daha sağlıklı izleyebilmekte ve bilanço yönetimini daha sürdürülebilir şekilde gerçekleştirebilmekte. Türk bankacılık sektörü, bu dönemde uluslararası koşullarına uyum sağlama kabiliyetini güçlü şekilde ortaya koymuştur.” diye konuştu.Arslan, yılın ilk üç çeyreğinde bankacılık sektörünün selektif kredi politikasının da desteğiyle toplam aktiflerini enflasyonun üzerinde büyütmeyi başardığına değinerek, kredilerin dağılımının ise OVP’yle uyumlu ve programın önceliklerine göre şekillendiğini söyledi.
Riskler kontrol altında
Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumunun (BDDK) eylül verilerine göre, sektörün nakdi kredilerinin 9 ayda yüzde 32,1 artarak 21 trilyon lirayı aştığını kaydeden Arslan, : “Aynı dönemde sektörün bilanço büyüklüğü yüzde 33,4 artışla 43,6 trilyon liraya ulaştı. Nakdi kredilerin yüzde 76’sı ticari kredi, yüzde 24’ü bireysel niteliktedir. KOBİ kredilerinin payı ise yüzde 26 seviyesinde. Bireysel krediler hariç KOBİ kredilerinin payı da yüzde 34’lerde. Finansal koşullardaki sıkılığa rağmen bankacılık sektörü etkin risk yönetimi sayesinde varlık kalitesindeki riskleri kontrol altına almayı başarmıştır. dedi.
Kadın girişimcilere 113 milyar lirayı aşan finansman
Arslan, bankacılık sektörünün yüzde 18,55’lik sermaye yeterlilik rasyosuyla güçlü bir sermaye yapısına, yaklaşık yüzde 151’le güçlü bir likidite karşılama oranına sahip olduğunu bildirerek, “Yüzde 83 seviyesindeki kredi-mevduat rasyosu hem bankaların bilanço hem de kredi büyümesini destekleyen diğer bir rasyo olarak ortaya çıkmaktadır. Bu göstergeler, sektörün 2025’te sermaye yeterliliği, aktif kalitesi ve likidite yönetiminde sağlam bir performans sergilediğini ortaya koymaktadır.” diye konuştu.Bugüne kadar farklı sektörlerden 260 bin kadın girişimciye 113 milyar lirayı aşan finansman desteği sağladıklarını hatırlatan Arslan, “Üreten Kadınlar Yarışması”nın beşinci dönem başvurularını tamamladıklarını söyledi.









